Eki 20

YÜRÜYÜŞİÇİN YANLIŞ YOL SEÇERSEN

Makedonya Kralı Philip hükmettiği yıllar boyunca kötü ününden ve ileriderecedeki aşağılık kompleksinden çok çekti. Krallığını, Yunan dünyasında
hatırı sayılır güçlerden biri haline getirmiş olmasına rağmen, Korintliler,
Atinalılar ve Spartalılar gibi güneydeki daha kültürlü komşuları kendisini ve
arkadaşlarını hep vahşi, dağda yaşayan barbarlar olarak gördü. Kişisel geçmişi
ve görünüşü de yüksek yerlerde saygı görmesine yetmiyordu. Öncelikle ordusunu
savaş alanına kendi götüren askeri bir liderdi.

Bunun sonucu olarak da birçok yerinden yara almıştı. Aldığı kötü darbelerden
biriyle bir gözünü kaybetmiş ve bir mızrak darbesiyle de baldırından
yaralanmıştı. Bu yaraların ikisi de doğru düzgün iyileşmeyip sürekli irinakıtıyorlardı. Özellikle bacağından çok kötü bir koku geliyordu. Ayrıca
dedikodulara göre, tahtı ele geçirebilmek için anne katili olarak affedilmez birsuç işlemişti.

Özel yaşamı da aynı derecede skandallarla doluydu. İlk karısı Dionysiusrahibesi, yani bugünkü Continue reading »


Etiketler: , , , , , , ,
Eyl 15

Osmanlı askeri teşkilatını Avrupa’ya tanıtmış olmakla meşhur Comte de Marsigli’nin, Türk toplumunun misafirperverliği ile alakalı olarak :

“Türkler hiçbir din farkı gözetmeksizin bütün yabancılara karşı son derece misafirperverdirler. Ana yollar civarındaki köylerde oturanlardan hali vakti yerinde olanlar öyleden evvel ve akşamüstü gezintiye çıkıp yolcu bulmaya çalışırlar. Eğer bulacak olurlarsa evlerine davet ederler ve hatta çok defa misafirin hangi evde ağırlanacağını tayin ederken kavgaya bile tutuşurlar.” dediğini…

(Danişmend, İ Hakkı; Eski Türk Seciye ve Ahlakı, İstanbul Kitabevi, İst? 1983, s 127)


Etiketler: ,
Eyl 15

Gönüller sultanı Mevlana Hazretleri’nin hizmetçisine:

- Bu gün evimizde yiyip içecek birşey var mı?” diye sorup, hizmetçisinin de

- “Hayır hiç birşey yok” diye cevap vermesi üzerine sevince garkolup ellerini Yüce Dergah’a açarak:

“Allahım, sana şükürler olsun ki, evimiz bugün Peygamber evine benziyor” diye Muhammed Mustafa’nın (sav) yolunun tozu olduğunu gösterdiğini…

(Sur Dergisi, Aralık/1992, sayı:201, s.37)


Etiketler: ,
Eyl 15

Merhum Adnan Menderes’in, İstanbul’un imarı faaliyetlerinin başlatıldığı l950′li yılların birinde, gece yarısı cennetmekan Sultan Abdülhamid Han’ın muhterem kerimeleri Ayşe Osmanoğlu ile annesi Müşfika Kadınefendi’nin kaldığı evin kapısını çalarak gizlice içeri girip her ikisinin de ellerini öptükten sonra :

“Siz bize veli nimetlerimizin emanetlerisiniz. Fakat maalesef sizlerle bugüne kadar alakadar olamadım. Çok özür dilerim. Çevremiz böyle tavırları hazmedemeyecek insanlarla dolu!… ” dediğini…

Daha sonra da, Osmanlı’nın bu aziz analarına, kimseye muhtaç olmamaları için, içinde 10.000 lira bulunan bir zarf bırakıp ayrıca tahsisat-ı mestureden (örtülü ödenek) maaş bağladığını ve 27 Mayıs’da bu paranın kesildiğini…

(Mısıroğlu, Kadir, Geçmiş Günü Anarken, cilt-l .Sebil Yay. İst?93 sh. 132)


Etiketler: ,
Eyl 15

İkinci Dünya Harbi sonlarında yapılan lise mezunlarının olgunluk imtihanlarında sorulan “Ormanlar ve Ormanların faydaları” isimli kompozisyon sualine talebelerin bazılarının enteresan bir şekilde: “Türkiyemiz ormanlık bir ülkeydi, fakat o zalim padişahlar, yurdumuzu ormansız bıraktılar” , gibi cevaplar verdiklerini . . .

Sebep olarak da; bu zavallı öğrencilerin öylesine bir kin terbiyesi içinde yetiştirilerek Osmanlı’yı kötülemeye öylesine alıştırıldıklarını ve böylece eğer bir fırsatını bulup da padişahlara hakaret ederlerse iyi not alacaklarına inandıklarından dolayı böyle cevaplar verdiklerini…

(Banarlı, Nihat Sami; Devlet ve Devlet Terbiyesi, Kubbealtı Neşriyat İst-1985, sh 71)


Etiketler: ,
Eyl 15

Şeyh Şamil liderliğindeki Kafkas halkının, istilacı Ruslara karşı olan istiklal savaşlarında göstermiş oldukları büyük direniş karşısında Karl Marks’ ın:

“Hürriyetin nasıl elde edilmesi lazım geldiğini Kafkasya dağlılarından ibretle öğreniniz. Hür yaşamak isteyenlerin nelere muktedir olduğunu görünüz. Milletler, onlardan ders alınız. .. ” diyerek hayranlığını itiraf etmek zorunda kalmıştır…

(Refik, ibrahim; Efsane Soluklar T.Ö . V. Yay., İzmir/1992 s.51) —ooo—

Osmanlı Devleti’nde ağaçlara çok kıymet verilip koruma altına alımıştır. Hatta bu konuda Sultan ll. Abdülhamid devrinde, Belgrad ormanlarına zarar verip ormanı tahrip ettikleri için bir köy kitle halinde sürgün edilmiştir…

(Sevinç, Necdet; Osmanlılarda Sosyo-Ekonomik Yapı. Kutsan Yay İst-1978 /s. 150)


Etiketler: ,
Eyl 15

1717 – 1718 yılları arasında İstanbul’ da İngiliz elçiliği yapan G.Montagu’nun hanımı Lady Montagu’nun Osmanlı toplumundaki ticaret ahlakı ile alakalı hatıraların da, oldukça enteresan bir şekilde:

“İngiltere’de yalancılar yaptıklarıyla öğünürler.

Burada ise (Osmanlı’da) yalan söylediğinden emin olunduğu zaman yalancının alnına kızgın demir basılıyor. Bu kanun eğer bizde uygulanırsa ne kadar güzel yüzün bozulduğu, ne kadar kibar sınıfına mensup kişilerin kaşlarına kadar inen peruklarla dolaşmaya mecbur kaldıkları görülür.” diye yazmıştır.

(Özel, Mustafa; ‘Laay Montagunun Hatıralarında Osmanlı Toplumunda Ticaret ve Azınlıklar”, Zaman Gazetesi, 31 Temmuz 1989)


Etiketler: ,
Eyl 15

Osmanlı’nın son döneminde (1850) İstanbul’da uzun yıllar kalmış bir batılı tarihçi olan M. A. Ubicini’nin şehirde yaşayan değişik milletlerin karakter yapılarını öğrendikten sonra, hatıralarında:

“Bir kaide olarak, Ermeni ye istediği paranın yarısını, Ruma üçte birini, Yahudi ye dörtte birini veriniz. Fakat bir Müslümanla alışveriş ettiğiniz zaman istediği fiyattan emin olunuz ve istediğini veriniz” diye yazmıştır…

Devenpord, John; Kuran ve Mesajı, Kültür-Basın Yay. Birliği, İst-88, s. 77


Etiketler: ,
Eyl 15

II. Mahmut döneminde Osmanlı ordusunun modernleştirilmesi için danışmanlıkta bulunan Alman komutanı Helmuth von Moltke’nin Tanzimat dönemi ordusunun halini ;

- “Bu ordu: kaputları Rus, talimatnameleri Fransız, tüfekleri Belçika, sarıkları Türk, eğerleri Macar, kılıçları İngiliz ve öğretmenleri her milletten, Avrupa sisteminde bir ordudur” diyerek tarif ettiğini…

Gerger, Mehmet Emin; Tanzimattan A.E. T . ‘ye Türkiye, İnkılap Yay İst/1989, s 94


Etiketler: ,
Eyl 15

Yavuz Sultan Selim Han’ın Ridaniye Savaşı’nda, ileri görüşlü babası Sultan II Bayezid’ ın icadı olan “içi yivli topları” kullanarak büyük başarılar elde ettiğini…

Bugün ise bizlerin hala II Bayezid’in bu büyük icadını tarih kitaplarımızda:

- “Yivli top 1868 de Almanlar tarafından icad edildi” diye okutma gafletini göstererek ecdadımızın kemiklerini sızlattığımızı…

Refik, ibrahim; Efsane Soluklar, Töv Yay.,İzmir/1992, s.49


Etiketler: ,