Ara 16
İÇ SAVAŞTA YERLİ MALI SİLAH TAKINTISI
Albay Ripley ve İngiliz Tüfekleri
1860, ABD
West Point’ten 1813′de mezun olan Albay James Ripley belki de dört yıl süren
kanlı Amerikan iç savaşının çıkmasından sorumlu kişilerin başında geliyor.
Aslında bu anlaşmazlık birkaç ay içinde halledilebilirdi. 1861′de Birleşik
Devletler ordusunun Savaş Gereçleri Bölümünün başına getirildiğinde altmış
yedi yaşında olan Ripley ordunun silahlarını güçlendirmek için teklif edilen hertürlü buluşa burun kıvırıyordu.
Ripley, özellikle piyade için gerekli ateşli silahların alınmaması için her türlü
bürokratik yolu deneyen adam olarak da tarihe geçmiştir. Aralıksız atış sağlayanSpencer tüfeklerinin askerlerin çok fazla cephane harcamasına neden olacağını
ve bunun da orduya pahalıya mal olacağını öne sürmüştür.
En büyük aptallığıysa yaptığı bir şey değil, yapmadığı bir şey nedeniyledir ve iki
tarafın da on binlerce asker kaybetmesine yol açmıştır.
Hikayemiz 1852′de İngiltere’nin modern dünyanın ilk fuarını Kristal Saray’dadüzenlemesiyle başlıyor. Fuarda, Amerikan standı açıldığında sadece mekanik
parçalar olan kutular ortaya çıktı. İzleyicilerin arasından gönüllüler alındı ve
birazcık yardımla birkaç dakika içinde bu parçaları bir Colt tabancayadönüştürdüler. Bu silah Continue reading »
Etiketler: Gerçek Hikayeler,
HİKAYELER,
Tarihi Olaylar,
İlginç Olaylar,
Albay Ripley ve İngiliz Tüfekleri
Ara 10
BİR BAĞIŞLAMA ÇOK GÖRÜLÜNCE
Papa VIII. Henry’yi Bağışlamayı Reddeder
1533, Roma ve İngiltere
Papanın bağışlamaları, Tanrının kanunlarına karşı gelen insanları affetmenin
bir yoludur ve sık sık gerçekleşmemesi gerekir.
Ancak Katolik Kilisesi standartlarını çok yüksek tutamamıştı. O çağda papaların
metresleri, gayri meşru çocukları oluyordu. Bu şartlar altında bağışlanma
kağıtları Vatikan hazinesine yapılan bağışlarla kolaylıkla elde edilebiliyordu.
1503 yılında İspanyol Ferdinand kız kardeşi Katherine’in 11 yaşındaki İngilterePrensi Henry ile evlenmesi için Papa II. Julius’dan izin istedi. Bir bağışlama
gerekiyordu çünkü Katherine zaten Henry’nin ağabeyiyle evliydi ancak kocası
ölmüştü. Papa ise Hıristiyanlığın bir adamın kardeşinin karısıyla evlenmesiniyasakladığını ve bu tür birleşmelerin Tanrının onlara çocuk vermemesiylelanetleneceğini açıkladı.
Ama Papaya müttefiklik sözü verilip büyük bir çeyiz sunulunca -bu çeyiz
doğrudan Papanın sandıklarına gitmişti- Papa bağışlamayı kabul etmişti.
İngiltere’nin gelecekteki kralı Henry Tudor iki yıl sonra kendinden beş buçuk yaş
büyük Aragon’lu Katherine ile evlendi.
İspanya, İngiltere ve Roma bu evliliği pek ciddiye almadı ve elde ettikleri maddi
kazanımlarla ilgilendi. Düğün ise planlanandan dört yıl sonra 11 Haziran Continue reading »
Etiketler: Gerçek Hikayeler,
Tarihi Olaylar,
Yaşanmış Hikayeler,
BİR BAĞIŞLAMA ÇOK GÖRÜLÜNCE,
Papa VIII. Henry-039yi Bağışlamayı Reddeder
Ara 10
HEDİYE BİR TOPU ASLA HOR GÖRMEYİN
Tam Bir Şehirli Yaklaşımı
1453, Konstantinopol
Bir savaşta insan sadece kendi teknolojisinin durumunu değil, rakibinin de hangiyeni teknolojileri karşısına çıkarabileceğini hesaplamalıdır.
Konstantinopol şehri yedi yüzyıldan daha uzun bir süre İslam dünyasının
saldırısına uğramıştır. Önce 7. ve 9. yüzyıllar arasında Araplar, sonra da 12.
yüzyılda bölgeye gelen Türkler. Şehri kurtaran o gün için ileri teknoloji
sayılabilecek Rum Ateşiydi. Neft ve ziftten oluşan bir karşımdı bu. O gününnapalm bombası diyebileceğimiz formülü saklı olan bu gizli madde gemilere
yükleniyor ve bronz bir toptan ateşleniyordu.
Elli metreden daha geniş bir alan içerisinde tahtadan yapılmış hiçbir gemi
yaklaşamıyordu. Buna benzer alev atan mancınıklar da kale duvarlarında sabit
bir biçimde duruyorlardı. Böylece yedi yüzyıl boyunca şehir saldırılara göğüs
gerebilmişti. İmparatorluğun geri kalanı parça parça elden çıktıysa bile şehir
Bizans’ın elindeydi.
15. yüzyıl başlarında Roma İmparatorluğu’ndan geriye kalan bu şehir ve birkaç
küçük Ege adaşıydı. 1451′de daha sonra “Fatih” unvanını alan II. Mehmet tahta
geçti ve yedi yüzyıllık amacı gerçekleştireceğine ant içti. Güçlü Konstantinopol Continue reading »
Etiketler: Tarihi Olaylar,
Yaşanmış Hikayeler,
İlginç Olaylar,
HEDİYE BİR TOPU ASLA HOR GÖRMEYİN,
Tam Bir Şehirli Yaklaşımı
Ara 10
FARELER MEYDANI BOŞ BULUNCA
Kediler İçin Kara Bir Gün
1300′lerde Avrupa
‘Kara Ölüm’ olarak bilinen veba salgını ilk olarak 1300′lerde Çin’de ortaya çıktı.
Kurbanların şikayetleri ağrılar, ateş ve bulantıyla başlıyordu. İnsanların
dirseklerinde ve kasıklarında mor kabarıklıklar oluşuyor ve kısa sürede yumurta
büyüklüğüne ulaşıp sertleşiyordu. Bu yumurtalar patladığında içinden piskokulu siyah bir madde fışkırıyordu ancak bu rahatlama kurban için çok geç
oluyordu. Çünkü hasta beş gün içinde ölüyordu.
Bunun bilinen bir tedavisi yoktu ve alınan hiçbir önlem işe yaramıyordu. Seksen
yıl içinde hastalık Çin nüfusunu üçte bir oranında azaltmıştı. İyi işleyen ticaretyolları aracılığıyla da salgın batıya doğru, Hindistan ve Ortadoğu’ya ilerliyor, hergün binlerce insanın ölümüne neden oluyordu.
Hastalığa neyin sebep olduğu bulunamıyordu. 1347′de bozkır savaşçıları bir
Ceneviz şehrini kuşatıp mancınıkla hastalıktan ölmüş cesetleri şehre fırlattılar.
Böylece şehrin çoğunluğu hastalığa yakalandı. Bu cesetler toplanıp yakıldı ve
ardından da gömüldü ancak hastalığın yayılması engellenemedi. Şehir
mahvolduğu için Cenevizliler Sicilya’ya geri döndü ve hastalığı orada da
yaydılar. Hastalık, yeni ve kendisiyle ilgili hiç bilgisi olmayan bir nüfusa
yayılacaktı. Sicilya üzerinden Avrupa ve Kuzey Amerika da hastalıkla tanıştı ve
milyonlarca insan öldü.
Bu salgına hastanın derisinin son aşamalarda koyu mor bir renge dönmesindendolayı “Kara Ölüm” adı verildi. Derinin bu renge dönüşmesi, soluma sorunları
yüzünden kanda oksijenin azalmasından kaynaklanıyordu. Hastalık bir kere
bedene girdikten sonra o günün hiçbir tıp tekniği tedavi edemiyordu. Kara ölümşehirlerin tümünü darmadağın ederken Avrupa uygarlığının da paniğe
kapılmasına yol açtı
Doktorlar salgını durdurmanın yollarını aradılar. Hastalar evlerinde karantina
altına alındılar ancak hastalık yine de bir orman yangını hızıyla yayıldı. Birçok Continue reading »
Etiketler: Tarihi Olaylar,
İlginç Olaylar,
FARELER MEYDANI BOŞ BULUNCA,
Kediler İçin Kara Bir Gün
Kas 20
BEDDUALARIN ASIL HEDEFİ
Sicilya’da Akşam Duası Katliamı
1282, Palermo, Sicilya
Romalılar Sicilya’yı işgal ettiğinden beri ve muhtemelen daha da önce,
Sicilyalılar Akdeniz’in kontrolü kimin elindeyse onun paspası olmaktan bıkmıştı.
1282′de Fransız monarşisi Sicilya’yı kontrolü altına aldığında da, 1266′da
Anjou’lu Charles Sicilya krallığına getirildiğinde de durum buydu.
Büyük bir ihtimalle Charles adanın bir deniz üssü olmaktan ve vergigetirmekten başka bir yararı olmadığını anlamıştı. Sicilyalılar, kendi çıkar ve
ihtiyaçları gözetilmeden büyük Avrupa devletleri tarafından yapılan
anlaşmalardan rahatsızdı.
Bugünkü milliyetçilik koşullarında Sicilyalıların rahatsızlığının milli
nedenlerden kaynaklandığını düşünebilirsiniz. Sicilya’da Avrupa’nın gerikalanına göre bu anlamda daha ciddi bir kimliğin oluştuğundan söz etmek
mümkünse de bu sorunun sadece küçük bir kısmıydı.
Sicilyalılar için en can sıkıcı durum Fransız monarşisinin paraya ihtiyacı olması
ve Sicilya gibi uzak yerleri para makinesi gibi görmesiydi. Ayrıca vergi toplamakve düzeni Continue reading »
Etiketler: Tarihi Olaylar,
İlginç Hikayeler,
İlginç Olaylar,
Sicilyada Akşam Duası Katliamı,
Tarihi Hikayeler
Kas 20
BAŞKASINA GÜVENİRSEN YAYA KALIRSIN
Prester John ve Son Haçlı Seferi
13. Yüzyıl Avrupası
Her şey Bizans İmparatorluğu’nun başkenti Konstantinopol’ün patriği
Nestorius’un söyledikleriyle başladı. İS 5. yüzyılda gelişen olaylarda Nestorius,
İsa’nın kutsal ruh fikriyle dolu sıradan bir insan olduğunu ve bu nedenle
Meryem’in de tanrıyla bir ilişkisi olmadığını söylüyordu. Patrik, Doğu Roma
İmparatorluğu’nun dini lideri olduğundan fikirlerini çabucak yayması kolaydı.
Bu fikir kilisenin öteki patrikleri ve Doğu Roma hükümdarı tarafından pek dehoş karşılanmadı. Birkaç hafta içinde Nestorius görevden alındı.
Bundan yılmayan Nestorius “sapkın” fikirlerini yaymaya devam etti. Bir mürit
grubu oluşmaya başlamıştı. İnatçılığı yüzünden bu eski patrik ve müritlerisürüldü. O zamanlar sürgüne gönderilmek, Bizans’ın söz sahibi olduğu
toprakların çok daha doğusuna gitmek anlamına geliyordu. Nestorius vetakipçileri Hindistan’a kadar gitti. İsa hakkındaki fikirlerini burada da ifade
ediyorlardı ancak oraya ilk gelen Hıristiyanlar oldukları için bunları anlattıkları
Hıristiyan olmayanlardı. Bir süre Nestorius’un müritleri dikkat çekti ancak
Bizans İmparatorluğu küçüldükçe bağlantı kaybedildi. Tüm bilinen oralarda, Continue reading »
Etiketler: Tarihi Olaylar,
İlginç Hikayeler,
İlginç Olaylar,
Prester John ve Son Haçlı Seferi,
Tarihi Hikayeler
Kas 20
SAKALLARI YAKARSAN SONRASINI DA DÜŞÜNECEKSİN
Şah Alaaddin Muhammed ve Cengiz Han
13. Yüzyıl Harzem İmparatorluğu
13. yüzyılda Harzem İmparatorluğu dünyanın en zengin ülkesiydi. Bugünkü
İran, Pakistan, Afganistan ve Orta Asya’nın büyük bir bölümü bu
imparatorluğun sınırları içindeydi. Şah Alaaddin Muhammed bu büyüklüğün
çeşitli sorunları da beraberinde getireceğini biliyordu.
İpek Yolu önemli bir gelir kaynağıydı. Çin, Hindistan, Ortadoğu, Doğu Rusya vehatta Batı Avrupa’dan tüccarlar ticaret merkezleri olan Merv, Buhara ve
Semerkand’da bir araya geliyordu. Semerkand’ın nüfusunun yarım milyondandaha fazla olduğu söyleniyordu ki, o zamanlar Paris ve Londra’nın nüfusları taş
çatlasa otuz-kırk bindi. Dünyanın bu uzak köşesinde geniş zevk bahçeleri vardı.
Egzotik meyve ağaçları, şırıl şırıl akan çeşmeler eşliğinde dünyanın dört bir
yanından gelen asiller hayatın tadını çıkarıyordu.
Aynı zamanda entelektüel bir merkezdi bu imparatorluk. Her büyük şehirde
üniversiteler, kütüphaneler olması Şahın imparatorluğunu İslam dünyasının
sanat, şiir ve bilgi merkezi haline getirmişti. Aynı zamanda bolluk İçinde olması Continue reading »
Etiketler: Tarihi Olaylar,
İlginç Hikayeler,
İlginç Olaylar,
Şah Alaaddin Muhammed ve Cengiz Han
Kas 08
DENGE OLUŞTURALIM DERKEN
Tirana Ölüm, Yaşasın Yeni İmparator
İÖ 10, Roma
Jul Sezar’ın yönetimi altındaki Roma savaş ganimetleriyle güçlenmiş ve
zenginleşmiş bir imparatorluğun merkeziydi, yüzyıllarca önce Roma’nın soylu
ailelerinin yaşadıkları ve hatta üzerinde tarım yaptıkları toprakları, şimdi
zengin Romalı senatörler köle çalıştırarak işletiyorlardı. İmparatorluğun özgür
vatandaşları yoksullaşıyordu. Ne çiftlikleri onların verimli topraklarıyla, ne degüçleri köle fabrikalarının üretimiyle boy ölçüşebilecek durumdaydı.
Roma şehrinde yaşayanların sayısı birkaç bin kişiden iki milyonun üstüne
çıkmıştı. Bu kadar insanı beslemek şimdiden hazineye ve tüccar denizcilere zor
geliyordu. Şehir halkını beslemek için gereken tahıl, Mısır’ı ve bugün Balkanlar
diye bilinen Romalıların Panoria adını verdikleri bölgeyi fethetmelerinin önemlibir nedeniydi. Her iki bölgede de tahıl bol miktarda vardı. Nüfusu artan, aç
Roma kendisini yönetenlerden çok şey bekliyordu.
Bütün hükümetlerde olduğu gibi bürokrasi kendi kendine varolmaya başlamıştı.
Rüşvet yeme toplumun her kesiminde almış başını gidiyordu. Genellikle rüşvet, Continue reading »
Etiketler: Tarihi Olaylar,
İlginç Olaylar,
Tarihi
Kas 08
KIZ KARDEŞİN GÜNAHLARININ AĞIR BEDELİ
Koskoca Bir Kıtanın Kişisel Nedenle Kaybı
İS 1001
11. yüzyıl Viking halklarının en güçlü olduğu dönemdi. Kanunları çok iyidüzenlenmiş, vahşetleriyle ünlenmişlerdi. Yöneticileri dünyanın en zengin ve en
güçlülerindendi. Bizans İmparatorluğu’nun gurur duyduğu şeylerden biri,
İmparator Varangian’ın muhafızlarının tamamen Rusya’dan ve
İskandinavya’dan gelme Vikinglerden oluşmasıydı. Vikingler gemileriyleDublin’den Kiev’e kadar yelken açarlardı.
Ama şaşırtıcı bir şekilde, Amerika kıtasına yerleşmediler. Hem de Avrupalılar
arasında yerleşme olanağına ilk onlar sahip olmuşken… Vikinglerin toprakhırsları, neredeyse altına duydukları kadardı. Nova Scotia kıyılarındaki yemyeşil
‘Vinland’ harika bir ödül olacaktı onlar için. Ayrıca Vikinglerin yerleştiği
İzlanda’dan ve Grönland’dan daha iyi bir iklimi vardı. Toprağı verimsiz, havanın
hep kasvetli olduğu anavatanları Norveç’ten de iyiydi. Yerlilerin karşı koyması Continue reading »
Etiketler: Tarihi Olaylar,
İlginç Olaylar,
Koskoca Bir Kıtanın Kişisel Nedenle Kaybı,
Tarihi
Eki 21
KOMUTAN OLMAK KOLAY DEĞİLDİR
Cumhuriyetin ilk günlerinde Romalılar halkla devlet arasında varolan
anlaşmanın ne olduğunu hemen anladılar. Tabiatı gereği devlet, ne kadar
düzenli olursa olsun, her zaman vatandaşlarının özgürlüklerini kısıtlamayaçalışır. Elbette buna da devletin hep en iyisini bildiği gerekçe gösterilir.
Toplumun güvenliğini sağlamak için bir devletin eline bazı güçlerin verilmesi,
herkesin iyiliği için bazı özgürlüklerden fedakarlık edilmesi gerekmektedir.
Romalılar, elinde böyle güçler bulunduran, özellikle savaş zamanında
başkumandanlık yapan yöneticilerine baktıklarında kendisini kolaylıkla diktatör
olarak ilan edebileceğini görerek korkuya kapıldılar. Bu yüzden Roma’ya özgü bir Continue reading »
Etiketler: Gerçek Hikayeler,
Tarihi Olaylar,
Çift Konsül Sistemi ve Hannibal,
İlginç Hikayeler,
İlginç Olaylar,
KOMUTAN OLMAK KOLAY DEĞİLDİR,
Tarihi
Son Yorumlar