Bir Mahzun Büyücü
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde. Pireler berber, develer tellal iken. Ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken.
Uzak, çok uzak diyarlardan birinde Godosh adında güçlü bir büyücü varmış. Tüm hayali, tanrılara kafa tutmakmış. Orada, yukarılarda bir yerlerde, aşağıya sırıtıp, kah esen, kah gürleyen tanrıların façasını bozup, Godosh’un kim olduğunu cümle aleme göstermek için çalışmış didinmiş. En sonunda bu işi yapabilecek güce ve bilgiye sahip olduğuna karar verdiği gün, girmiş büyü odasına ve başlamış, bu zor ve bir o kadar güçlü büyünün sözlerini bağırmaya.
Büyü sözlerinin sonu geldiğinde, etrafını durmadan dönen, mavi, minik noktacıklar sarmış. İşte o zaman Godosh bir şeylerin ters gittiğini anlamış, anlamış anlamasına ama heyhat… Artık çok geçmiş.
Birden, yer gök kararmış, bir sis etrafı kaplamış, mavi noktalar yeşile çalıp, önünde bir yol oluvermiş. O durmuş yol gitmiş… O durmuş yol gitmiş, sonunda yol, bir garip kapıya varmış. Varmış da, bu densiz yol, anlı şanlı Büyücü Godosh’u üstünden doğruca kapıya fırlatmış.
Godosh gözlerini, garip binalarla kaplı, garip elbiseli adamların etrafta cirit attığı, garip bir memlekette bulmuş. Bulmuş bulmasına ya, hala nerede olduğunu bilmiyormuş. O hala kendi dünyasında bilmediği bir yerlerde olduğunu sanıyormuş. Godosh sanadursun, aslında şu an Continue reading »
Etiketler: HİKAYELER, Masal, Bir Mahzun Büyücü, Hikayeler
Son Yorumlar