Eyl 15

Dünyanın en komik kazası: Bir duvarcı ustasının şantiyede yazdığı mektup:

Sayın şantiye şefim;

İş kazası tutanağına planlama hatası diye yazmıştım. Bunu yeterli görmeyerek ayrıntılı anlatmamı istemişsiniz. Şu anda hastanede yatmama neden olan olaylar aynen aşağıda anlattığım gibi olmuştur:

Bildiğiniz gibi ben bir duvar ustasıyım. İnşaatın altıncı katındaki işimi bitirdiğim zaman biraz tuğla artmıştı. Yaklaşık 250 kg kadar olduğunu tahmin ettiğim bu tuğlaları aşağıya indirmek gerekiyordu.

Aşağıya indim, bir varil buldum, ona sağlam bir ip bağladım ve ardından altıncı kata çıktım. İpi bir çıkrıktan geçirip ucunu aşağıya saldım. Tekrar aşağıya indim ve ipi çekerek varili altıncı kata çıkardım. İpin ucunu sağlam bir yere bağlayıp tekrar yukarı çıktım. Bütün tuğlaları varile doldurdum. Aşağı indim, bağladığım ipin ucunu çözdüm. İpi çözmemle birlikte birden kendimi havalarda buldum. Nasıl bulmayayım? Ben yaklaşık 70 kiloyum. 250 kilogram varil süratle aşağıya düşerken beni yukarı çekti.

Heyecan ve şaşkınlıktan ipi bırakmayı akıl edemedim. Ben yukarı çıkarken yolun yarısında, aşağı inmekte olan tuğla dolu varille çarpıştık. Sağ iki kaburgamın bu sırada kırıldığını sanıyorum. Tam yukarı çıkınca, iki parmağım iple beraber çıkrığa sıkıştı; Parmaklarım da bu sırada kırıldı. Bu esnada yere çarpan varilin dibi çıktı ve tuğlalar etrafa saçıldı.

Varil hafifleyince, bu sefer ben aşağı inmeye varil ise yukarı çıkmaya başladı ve yolun yarısında yine varille çarpıştık!.. Sol bacağımın kaval kemiği de bu sırada kırıldı.

Yere inince can havli ile ipi bırakmayı akıl ettim. Bu sefer de başımı yukarı kaldırdığımda boş varilin süratle üzerime geldiğini gördüm!…

Kafatasımın da böyle çatladığını sanıyorum. gözümü hastanede açtım…


Etiketler:
Eyl 15

İnterpol yeni bir istihbarat birimi kuracaktır. Tecrübeli elemanlar aramaktadır. Referanslarıyla beraber en az iki kişiden oluşacak ve ekip halinde çalışacak elemanlar tercih edilmektedir. CIA’dan, KGB’den ve malum ülkeden ikişer eleman gelir. İnterpol yetkilisi bir tavşanı alır ormana bırakır ve yarım saat bekledikten sonra CIA elemanlarından yakalamasını ister.

CIA elemanları süratle ormana dalarlar ve iz sürerler. 3 gün sonra gelirler. Ellerindeki örnekleri analiz etmek için laboratuvara ihtiyaç duyduklarını belirtirler.

İnterpol yetkilisi KGB elemanlarına “buyrun” der, sıra sizde der. KGB elemanları süratle ormana dalarlar. Biraz sonra ormandan dumanlar yükselmeye başlar. Koşarak ormandan çıkarlar. Kendilerini zor kurtarmışlardır. “Hain, rejim düşmanını yok ettik” derler. Yanmış bir parça bularak ispat etmeye çalışırlar.

Sıra üçüncü grup ajana gelmiştir. Yetkili, başka bir tavşanı diğer bir ormana bırakır ve yarım saat bekledikten sonra ajanlardan yakalamasını ister.

Ajanlar süratle ormana dalarlar. Yarım saat sonra telsizle bildirirler: “yakaladık geliyoruz”. Biraz sonra gözükürler. Hırpalanmış ve bitkin bir haldeki bir ayıyı kollarından tutmuşlar sürükleyerek getirmektedirler. Ayı bir taraftan da bağırmaktadır:

“Her şeyi itiraf edeceğim, ben aradığınız tavşanım, ben o hain tavşanım…. yeter ki….”


Etiketler:
Eyl 15

Adamın birisi tavuklardan korkmaktadır. Yakınları adamı bir psikologa götürüler. Doktor sebebi öğrenir. Adam kendisini mısır tanesi zannetmektedir. Doktor adamı ikna etmek için bir-kaç seans düzenler. Sonunda adamı mısır tanesi olmadığına ikna eder.

Adam: “Mısır tanesi olmadığımı ve insan olduğumu anladım doktor bey” der.

– “Ama bunu tavuklar da biliyor mu? Sen bir de onlara anlat…”


Etiketler:
Eyl 15

Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir mühendise bir kırmızı top verip bunun hacmini nasıl bulacaklarını sormuşlar.

Matematikçi, bir mezura ile etrafını ölçüp formülle yarıçapını hesapladıktan sonra diğer bir formülle yarıçapından hacmini bulacağını söylemiş.

Fizikçi ise topu suya batırıp yer değiştiren suyun hacmini ölçerek topun hacmini bulabileceğini söylemiş.

Top son olarak mühendisin eline verilmiş, mühendis topu şöyle biraz çevirip bakmış ve sonra:

“Bana kırmızı toplar kataloğunu bulun.”


Etiketler:
Eyl 15

Bir Makine Mühendisi, bir elektrik mühendisi ve bir bilgisayar mühendisi bir gün eski bir araba ile yola çıkmışlar.

Issız bir otobandan geçerken, araba aniden durmuş, baktılar çalışmıyor, Makine Mühendisi

– “Ben şimdi hallederim!” diyerek atılmış, önce arabanın altına yatmış, kaputu açmış, bir kaç girişi sıkıştırıp, bir kaç yere çekiçle filan vurmuş ama tık yok!

Başı eğik arabaya geri dönmüş. Bunun üzerine elektrik mühendisi atılmış hemen, o da elektrik girişlerini, sigortaları kontrol etmiş, kablolarla oynamış ama hareket yok!

Bunun üzerine ikisi birden dönüp, bilgisayar mühendisine bakmışlar. Sıranın kendisine geldiğini anlayan bilgisayarcı,

“Eeee şey, arabadan bir çıkıp tekrar girsek?” (Bilgisayar mı sandın!!!. Resetleyip tekrar girince araba çalışsın :) )


Etiketler:
Eyl 15

4 tane üniversite öğrencisi, uyanamadıkları için matematik finaline geç kalırlar ve okula gidince hocaya arabalarının lastiğinin patladığını söylerler. Hoca önce inanmaz, ama öğrencilerinin yalvarmalarına dayanamayarak, onları 3 gün sonra sınav yapacağını söyler.

Sınav günü gelince hoca, 4 öğrencinin hepsini boş bir salonun ayrı ayrı köşelerine oturtur.

Sınav geçme sistemi şöyledir: 100 üzerinden 50 puan alan herkes sınavı geçebilir. Hocanın hazırladığı sınavda ise ön sayfada 10′ar puanlık 4 tane basit matematik sorusu vardır. Bunları kolayca çözerler.

Arka sayfada ise 60 puanlık 1 soru vardır: “Hangi lastik patladı?”


Etiketler:
Eyl 15

Sherlock Holmes ile Dr. Watson kampa giderler. Güzel bir yemek yedikten sonra uykuya dalarlar.

Birkaç saat sonra Holmes uyanır ve arkadaşını dürdükler.

“Watson, yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle”.

Watson cevap verir: “Milyonlarca yıldız görüyorum”

Holmes sorar:

“Bu sana neyi gösteriyor?”

Watson bir an düşünür ve yanıtlar:

” Astronomik olarak milyonlarca galaksinin ve dolayısıyla milyarlarca gezegenin varlığını görüyorum. Yıldızların konumuna bakarak saatin 3′ü çeyrek geçtiğini çıkarıyorum. Teolojik olarak Allah’ın kudretini ve kendi acizliğimizi görüyorum. Meteorolojik açıdan da bugün havanın çok güzel olacağını tahmin ediyorum. Neden sordun? Sana ne gösteriyor?” Holmes arkadaşını sabırla dinlemiştir ama artık dayanamaz:

“Ulan hıyar, çadırımızı araklamışlar!”


Etiketler:
Eyl 15

Küçük bir çocuk, hamile bir kadının karnına dokunarak:

– Ne var sizin karnınızda teyze,

Kadın:

– Çocuğum var evladım, diye cevap verir.

– Sizin çocuğunuz mu?

– Evet

– Onu seviyor musunuz?

– Evet

– Çok mu seviyorsunuz?

– Evet evladım.

– Öyleyse neden yediniz?


Etiketler:
Eyl 15

Birer kız çocuğu sahibi iki aile bir gün misafirlikte sohbete başlamışlar.

— Eee sizin kızdan naber?

— Valla işte ne olsun biliyorsunuz, işe girdi geçen sene. Başını kaşıyacak vakti yok. İlk başlarda geceleri fazla mesai yapıyordu. Sonra hafta sonları da çalışmaya başladı. Patronu çok sevmiş her işi ona veriyormuş. Derken Ankara seyahatleri başladı. Bizimki çanta sekreter gibi patron nereye o oraya. Sonra Paris seyahatleri filan en sonunda bu iş böyle olmayacak dediler, patronu ev tuttu. Deli gibi çalışıyor evladım. Ee, peki sizin ki ne alemde?

— Valla bizim kız da kötü yola düştü ama ben sizin kadar güzel anlatamıyorum.


Etiketler:
Eyl 15

Köylü Ahmet eşeğini satmaya karar vermiş.

Kıymeti taş çatlasa 50 milyon lira etmeyen eşşek için pazarlık payı da ekleyerek 100 milyon lira fiyat koymuş.

Komşu köyden acilen eşşeğe ihtiyacı olan Mehmet ağa 100 milyon ödeyip eşşeği pazarlıksız satın almış. Köylü Ahmet eşşeğini satmasına satmış ama akşam da gözüne bir türlü uyku girmemiş. Gece boyunca düşünüp, durmuş.

“Mehmet ağa 50 milyon liralık eşşeğe niye 100 milyon lira verdi?”!!!!!… diye.

İçi rahat etmeyince ertesi gün eşşeğini geri almaya karar vermiş.

Pazara gitmiş Mehmet ağayı bulmaya. Bir de ne görsün eşşek 200 milyon liradan satışa Çıkarılmış…

Bi kere içi rahat etmemiş, geri alacak eşşeğini…

200 milyon lira ödeyip geri almış eşşeğini (pazarlıksız.).

Aynı olay bu defa Mehmet ağa’nın başına gelmiş, o da uyuyamamış.

“Allah Allaaaah, Ahmet niye 100 milyona sattığı eşşeği 200 milyona geri aldı var bu işin içinde bir iş…” diye gece boyunca düşünüp, durmuş.

O da ertesi gün eşşeği geri almaya karar vermiş. 400 milyon lira vererek geri almış eşşeği…

Bu alışveriş her gün fiyat arta arta devam etmiş. Bir kaç gün sonra pazara bir başka köyden Hüseyin gelmiş. Hüseyin pazardaki kalabalığın arasına dalınca bir de ne görsün ;

“Al, al, al, sat, sat, sat” bağrışmaları arasında bir yaşlı eşşek ve bu eşeğin tam 1.000.000.000 TL satış fıyatı…

Yanındakine sormuş, “Hemşehrim, nedir bu? Bu yaşlı eşşek 1 milyar lira eder mi yahu?”

Adam hemen yanıtlamış;

“Valla grafikler ortada, bu eşşeğin fiyatı bir haftada 50 milyon liradan başladı, 950 milyon liraya geldi. Şöyle bir teknik analizine bakarsan görürsün. Eşşeğin fiyatı 1 milyardaki direncini bi kırarsa, 1.5 milyara kadar yolu var.”


Etiketler: