Ara 19
İNGİLTERE İYİ SIYIRDI
Fulton ve Napolyon
1800, Fransa
Fransa, Amerikan devrimi sırasında Birleşik Devletlerin tek müttefikiydi.
Fransızlar kendi devrimini yaparken ise iyi niyetlerini bildirdiler. Napolyon
bariz bir diktatör haline gelmeden önce, Birleşik Devletler yeni rejimi tanıyanbirkaç devletten biriydi. Bu Lousiana’nın satın alınmasını getirdi ve 1812
Savaşı’na yardım etmek isteyen Amerikalıların Fransa’ya akışına yol açtı.
Napolyon artık Fransa’nın lideri olmuştu. Napolyon uyanık bir adamdı. Bugün
bile hala kullandığımız birçok şeyi o yaratmıştır. Mesela teneke konserve
kutuları ordunun yiyeceklerini saklamak üzere en iyi icadın arandığı bir yarışma
sonucu ortaya çıkmıştır. Ama öyle bir icat var ki, reddetmeseydi her şey farklı
olabilir ve İngilizler onu yakalamadan hüküm sürebilirdi.
Robert Fulton adındaki bir Amerikalı, Fransız ve Amerikan devrimlerinin
ideallerini gerçekleştirmesi için Napolyon’a yardımcı olabilecek fikirlerle
doluydu. Genç mucit bir denizaltı tasarlamış ve bunu deneme fırsatı da
bulmuştu. Bu makine üç kişilik mürettebatıyla suyun yaklaşık 10 metre altında
gidebiliyordu. Yelkenler ve direklerle normal bir gemi gibi düşman gemisineyaklaşıp, birden kaybolan bu gemi su altından düşman gemisine bir torpidofırlatabiliyordu.
1800′de Robert Fulton, Paris’e gitti ve sonunda Napolyon’un dikkatini çekmeyi
başardı. Bu zor bir işti çünkü Birinci Konsül hem orduyu, hem de Fransız Continue reading »
Etiketler: Gerçek Hikayeler,
HİKAYELER,
İlginç Olaylar,
Fulton ve Napolyon,
Tarihi Olaylar
Ara 17
YAŞASIN DRED SCOTT!
ABD Yüksek Mahkemesi Dred Scott Davasındaki Kararını Açıklar
1857, Washington D.C.
Missouri Anlaşması, bir köle eyaleti olarak kabul edilmek üzere Missouri’ninbaşvurmasıyla ortaya çıkan politik fikir ayrılıklarını gidermek için Kongre’nin
uğraştığı bir girişimdi. Kongre’nin önemli adamları kölelik sorununun Birleşik
Devletleri en baştan ayırmasına izin vermek istemiyordu.
Bu anlaşmanın birkaç sonucu oldu; Missouri’ye istediği verildi ve başvurusu
kabul edildi. Maine içişlerini istediği gibi düzenleyebilecek özgür bir eyaletolarak kabul edildi. Birleşik Devletler’de özgür eyaletler ve köle eyaletleri
arasında ise dengeyi sağlayacak bir takım kurallar getirildi. Ancak Dred Scottgibi birinin ortaya çıkacağını hiç düşünmemişlerdi.
Scott, John Emerson adında bir ordu cerrahının kölesiydi. Emerson görevidolayısıyla Missouri’deki evinden ayrılıp birkaç yıllığına Illionis ve
Minnessota’da çalışmaya giderken yanında kölesi de vardı.
Emerson 1846′da öldükten sonra Scott’ın muhtemelen kölelik karşıtı olan beyaz
arkadaşları ona Emerson’dan özgürlüğünü istemek için mahkemeye başvurması
yolunda akıl verdi. Çünkü Emerson kölesiyle beraber özgür eyaletlerde Continue reading »
Etiketler: Gerçek Hikayeler,
HİKAYELER,
HİKAYELER. Gerçek Hikayeler,
İlginç Olaylar,
Tarihi Olaylar,
YAŞASIN DRED SCOTT!
Ara 16
İÇ SAVAŞTA YERLİ MALI SİLAH TAKINTISI
Albay Ripley ve İngiliz Tüfekleri
1860, ABD
West Point’ten 1813′de mezun olan Albay James Ripley belki de dört yıl süren
kanlı Amerikan iç savaşının çıkmasından sorumlu kişilerin başında geliyor.
Aslında bu anlaşmazlık birkaç ay içinde halledilebilirdi. 1861′de Birleşik
Devletler ordusunun Savaş Gereçleri Bölümünün başına getirildiğinde altmış
yedi yaşında olan Ripley ordunun silahlarını güçlendirmek için teklif edilen hertürlü buluşa burun kıvırıyordu.
Ripley, özellikle piyade için gerekli ateşli silahların alınmaması için her türlü
bürokratik yolu deneyen adam olarak da tarihe geçmiştir. Aralıksız atış sağlayanSpencer tüfeklerinin askerlerin çok fazla cephane harcamasına neden olacağını
ve bunun da orduya pahalıya mal olacağını öne sürmüştür.
En büyük aptallığıysa yaptığı bir şey değil, yapmadığı bir şey nedeniyledir ve iki
tarafın da on binlerce asker kaybetmesine yol açmıştır.
Hikayemiz 1852′de İngiltere’nin modern dünyanın ilk fuarını Kristal Saray’dadüzenlemesiyle başlıyor. Fuarda, Amerikan standı açıldığında sadece mekanik
parçalar olan kutular ortaya çıktı. İzleyicilerin arasından gönüllüler alındı ve
birazcık yardımla birkaç dakika içinde bu parçaları bir Colt tabancayadönüştürdüler. Bu silah Continue reading »
Etiketler: Gerçek Hikayeler,
HİKAYELER,
Tarihi Olaylar,
İlginç Olaylar,
Albay Ripley ve İngiliz Tüfekleri
Ara 15
Howe ve 1777 Saldırısı
1777, ABD
Amerikan ordusuna karşı başlatılan kampanya, birinci yılın sonunda İngiltere
açısından başarılı olmuş gibi görünüyordu. İngiliz Koloniler Devleti SekreteriLort George Germain bir mevsim sonra her şeyin tamamen hallolacağına
inanıyordu. Koloni haritalarını ve Amerika’daki kuvvetlerin kumandanı Lort
William Howe’un raporlarını iyice inceliyordu.
O sıralarda New England isyan açısından bakıldığında kaynayan bir kazangibiydi. Ama Atlantik bölgesinin ortasında, özellikle New York ve New Jersey’de
Krala sadık olanlara verilen destek artıyordu. 1776 kışında Washington’daki
karışıklık Ne w Jersey’e ulaştığında hiçbir destek görülmedi. Germain, New
England öteki kolonilerden ayrılır ve izole edilirse Amerikan kolonilerinin isyanı
zayıflar ve biter diye düşünüyordu.
Haritalara bakarken olayın açık ve doğrudan bitirilebileceğini gördü. GeneralBurgoyne, Saint Lawrence nehri vadisinin dışında, Kanada’nın Krala sadık olan
bölümünde savaşıyordu. Yukarı New York’ta yazın başıboş bir kalabalık olan
orduyu mağlup etmiş ama sonra kışla birlikte, hava şartları yüzünden kuzeye,
Kanada’ya çekilmek zorunda kalmıştı. Yirmi bin adamıyla Howe kışın New York Continue reading »
Etiketler: Gerçek Hikayeler,
HİKAYELER,
İlginç Olaylar,
SAVAŞ KAĞIT ÜZERİNDE KAZANILMAZ
Ara 15
Paralı Askerler ve Amerikan Devrimi
1776, Amerika
Sadece birkaç kişi bunun bir devrim olmasını istemişti. Lexington Green’deki
karşılaşma kazaydı. Doksan küsur militan yeşil hatta, bir İngiliz birliğinin
Boston dışına ilerlemesini protesto etmek amacıyla bir araya gelmişti. Bazı
olayların büyüklüğü çok sonra anlaşılır ve ancak bittikten sonra bir devrim
olduğu görülür.
Sadece birkaç kişi savaş istiyordu ve iki taraf da geri çekildiğinde Amerikalı
Koloniciler bu ilk aylar boyunca ne için savaştıkları konusunda tartışmayabaşladılar. Sam Adams gibi birkaç kişi çığlık çığlığa bağımsızlık istiyordu. Ancak
sıradan vatandaşlar, o ve onun gibileri gözü kara radikaller olarak görüyordu.
Ben Franklin gibi ılımlılar geçmişlerine bir İngiliz gibi bakıp farklı şeylergörüyorlardı. Sadece doksan yıllık geçmişte kansız bir ihtilal olan 1688 Devrimi
yaşanmıştı ve bu da devletlerin ancak halk tarafından desteklendiğinde var
olabileceği fikrini kabul ettirdi. Birçok insan parlamentoda önemli sayıda
milletvekilinin sömürgecilik karşıtı olduğuna inanıyordu. Savaşı, önceki yüzyılda
hüküm süren krallığa karşı siyasal özgürlük sağlama çabası gibi görüyorlardı.
Böylece Amerikan Kıta Kongresi Washington’dan bir Amerikan Kıta Ordusu
kurup Boston’daki İngiliz birliklerini kuşatmasını ve İngiltere’ye üzüntülerini
bildiren bir mektup göndermesini istedi. Kısacası, çoğunluk sadece eskisi gibibirer İngiliz olmak istiyordu.
Sömürgecilik yanlılarına karşı parlamentoda sesler yükseldi. Bazıları “mesele
temsil edilemedikleri halde vergi veriyor olmalarıysa krizi bastırmak için onlara
parlamentoda birkaç sandalye vermekte sakınca olmadığını” söyleyecek kadarileri gitti. Ancak Breed’s Hill’de verilen binden fazla kayıp görmezdengelinemeyecek kadar yüksekti.
Bir İngiliz komutanı aptalca bir karar verip muhafazakarların iyi korunansaflarına saldırmıştı ve tabii ki ağır bir yenilgiye uğramıştı. Bu saldırıda sözü
geçen adamlardan birden fazlasının oğulları ölmüştü ve bu da meselenin hasır
altı olmasını engelledi.
Olayın merkezinde kral vardı. Artık iki yüzyıllık bir geçmişe sahip olanAmerikan tarihi bu adamı kanlı bir köşeye yerleştirdi. Sonuçta, özgürlük için
savaşılırken ve bu on binlerce yaşama mal olurken birileri de olanlardan sorumlu Continue reading »
Etiketler: Gerçek Hikayeler,
HİKAYELER,
İlginç Olaylar,
BİR İMPARATORLUK NASIL KAYBEDİLİR,
Paralı Askerler ve Amerikan Devrimi
Ara 15
Eksiksiz Bir Donanma Kuzeye Hareket Eder
1588, İspanyol Donanması
“En koyu Katolik kral” olarak bilinen İspanya kralı II. Philip’in İngiltere’yi işgaletmek için bir donanma oluşturmasının son derece mantıklı nedenleri vardı.
İngiltere bir Protestan ülkesiydi ve Henry’ye papa tarafından “İnancın
Savunucusu” unvanı verilmişti. Politik açıdan İngiltere kolonileşmede ve
ticarette bilinen İspanyol üstünlüğüne karşı gelişen tehdit edici bir güç halinegeliyordu.
Daha yeni İspanya, İspanyol Hollandasındaki ayaklanmaları bastırmayaçalışırken İngiltere ile uğraşmak zorunda kalmıştı. Ayrıca başta Sir Francis
Drake olmak üzere İngiliz korsanlar oldukça rahatsızlık verici bir hale
gelmişlerdi. Drake, Panama’daki önemli bir İspanyol kolonisini yağmalamakla
kalmamış, başka İngiliz korsanlarla birlikte İspanyol hükümetinin bütçesinin
büyük bir bölümünü oluşturan altın ve platini taşıyan filodaki birkaç gemiyi elegeçirmişlerdi.
İşgal planı basitti. Medina-Sidonia Dükü bir donanma kurmak için denizci
toplayıp gemiler inşa ettirdi. Kırk savaş gemisi ve çok sayıda yemek ve su
taşıyan nakliye gemisi yapıldı. Savaş gemileri yüksek kuleliydi ve düzinelercekısa mesafeli ama güçlü topla donatılmıştı. Filonun asker mevcudu ise on dokuz
bindi.
Bu büyük güç İspanyol Hollandasındaki savaşta İspanyol ordularının başındaki
Parma Dükü yönetimindeki daha büyük bir orduyla buluşacaktı. Donanmanın
esas amacı bu orduyu gemilere alıp sonra da İngiltere’ye çıkarma yapmaktı. Eğer
bu başarılırsa İngiltere’nin fethi işten bile değildi.
İspanyol piyade birlikleri Avrupa’nın en iyi eğitilmiş ve etkili askeri gücüydü.
Kılıç ve mızrak kullanımındaki becerileriyle tüm rakiplerini alt edebiliyorlardı.
Sadece İsviçreli savaşçılar onlarla baş edebilirdi ve İngiltere ile İsviçre’nin
müttefik olmaması büyük şanstı. Askerler kıyıya çıktıktan sonra İngilizordusunun fazla Continue reading »
Etiketler: Gerçek Hikayeler,
HİKAYELER,
İlginç Olaylar,
İSTİHBARAT OLMADAN SAVAŞ KAZANILMAZ
Ara 10
BİR BAĞIŞLAMA ÇOK GÖRÜLÜNCE
Papa VIII. Henry’yi Bağışlamayı Reddeder
1533, Roma ve İngiltere
Papanın bağışlamaları, Tanrının kanunlarına karşı gelen insanları affetmenin
bir yoludur ve sık sık gerçekleşmemesi gerekir.
Ancak Katolik Kilisesi standartlarını çok yüksek tutamamıştı. O çağda papaların
metresleri, gayri meşru çocukları oluyordu. Bu şartlar altında bağışlanma
kağıtları Vatikan hazinesine yapılan bağışlarla kolaylıkla elde edilebiliyordu.
1503 yılında İspanyol Ferdinand kız kardeşi Katherine’in 11 yaşındaki İngilterePrensi Henry ile evlenmesi için Papa II. Julius’dan izin istedi. Bir bağışlama
gerekiyordu çünkü Katherine zaten Henry’nin ağabeyiyle evliydi ancak kocası
ölmüştü. Papa ise Hıristiyanlığın bir adamın kardeşinin karısıyla evlenmesiniyasakladığını ve bu tür birleşmelerin Tanrının onlara çocuk vermemesiylelanetleneceğini açıkladı.
Ama Papaya müttefiklik sözü verilip büyük bir çeyiz sunulunca -bu çeyiz
doğrudan Papanın sandıklarına gitmişti- Papa bağışlamayı kabul etmişti.
İngiltere’nin gelecekteki kralı Henry Tudor iki yıl sonra kendinden beş buçuk yaş
büyük Aragon’lu Katherine ile evlendi.
İspanya, İngiltere ve Roma bu evliliği pek ciddiye almadı ve elde ettikleri maddi
kazanımlarla ilgilendi. Düğün ise planlanandan dört yıl sonra 11 Haziran Continue reading »
Etiketler: Gerçek Hikayeler,
Tarihi Olaylar,
Yaşanmış Hikayeler,
BİR BAĞIŞLAMA ÇOK GÖRÜLÜNCE,
Papa VIII. Henry-039yi Bağışlamayı Reddeder
Kas 30
Bir gün Paris’te bir yayınevinin kapısından içeri 14-15 yaşlarında bir çocuk girer. Koltuğunun altında bir tomar kağıt vardır. “Şiirlerimi kitap halinde bastırmak istiyorum” der. Yayınevi sahibi, gülümsemeden edemez. Ancak, kendine pek güvenir görünen bu çocuğu kırmamak için, “Şiir satılmıyor ki oğlum” der. Genç şair, “Benim şiirlerim satılır” der ve ekler: “Yazık, hata ettiniz. Bu ilk şiirlerimi basacak olsaydınız, bundan sonraki bütün eserlerimin yayın hakkını size verecektim.” Bu çocuk, ileride dahi bir şair ve romancı olacak Victor Hugo’dan başkası değildir.
Victor Hugo, 1802’de Fransa’nın doğusundaki ufak bir şehirde doğar. Babası Napolyon ordusunun önemli komutanlarından biri, annesi ise denizcilikle geçinen bir ailenin kızıdır.
Victor, çocukluğu boyunca babası ve iki abisinden hiç sevgi göremez. Bunun üzerine annesi, diğer çocuklarına nazaran Küçük Victor’a daha fazla ilgi ve şevkat gösterir. Annesiyle aralarındaki bu güçlü bağ, hayatı boyunca sürecektir. Hugo büyüdükçe, annesi ondaki cevheri sezip yeteneklerini geliştirebilmesi için elinden geleni yapar.
Hugo’nun yetiştiği yıllar, Napolyon’un savaştan savaşa koştuğu yıllardır. Babasının ordudaki Continue reading »
Etiketler: Gerçek Hayat,
Gerçek Hikayeler,
Hayatın İçinden,
Yaşanmış Hikayeler,
Ünlü Yazarlar,
Şiirlerimi kitap halinde bastırmak istiyorum,
Victor Hugo
Kas 08
İDEALİST BİR SAVAŞTAN DAHA KÖTÜ BİR ŞEY YOKTUR
Ortadoğu’ya Yapılan Haçlı Seferleri
Kudüs, 1095
Her şey ideallerin en asiliyle, sözde barbar kafirlerin elinde olan kutsaltoprakları kurtarmak arzusuyla başladı. Bununla da bin yıl süren savaşlar ve
bugüne kadar artan bir şiddetle gelen ve tehdit eden, her an patlamaya hazır bir
bomba ortaya çıktı. Ama bu idealizmin arkasında daha pratik ve ticari sebepler
vardı.
Avrupa’dan her yıl binlerce turist bölgeyi ziyaret etmeye gidiyor ve ticareti
canlandırıyorlardı. Avrupalılara ilaveten, yedinci yüzyılda Bizans
İmparatorluğu’ndan Kutsal Toprakları alan Araplar da bölgeyi aynı şekilde
kutsal sayıyorlar, Kudüs’ü Mekke ve Medine’den sonra üçüncü kutsal şehir kabul
ediyorlardı.
11. yüzyılda daha dindar bir görüşe sahip olan Selçuklu Türkleri bölgeye
geldiğinde işler biraz kızışmaya başladı. Artık, ara sıra turistlerin saldırıya
uğradığı oluyor, yeni vergiler ödemek zorunda kalıyorlar, katırları kaçırılıyor vecinayetlere kurban gidiyorlardı. Elbette, Avrupa’ya bunların haberi geliyordu.
Yapılan haksızlıklar anlatıla anlatıla abartılı boyutlara varıyordu. Ama aynı
şekilde bir gemi dolusu Müslüman on birinci yüzyıl Paris’ine ya da Londra’sına
gelmiş olsaydı, başlarına neler geleceğini ancak Allah bilir.
Konstantinopolis şehrinin karşı karşıya kaldığı tehlike, endişeyi daha da artırdı.
Selçukluların Kudüs’ü almasından bir sene önce, 1071′de Bizans ordusu
Malazgirt Savaşı’nda ağır bir yenilgiye uğramıştı. Sonraki yirmi sene boyunca Continue reading »
Etiketler: Gerçek Hikayeler,
Yaşanmış Hikayeler,
İlginç Olaylar,
Ortadoğuya Yapılan Haçlı Seferleri
Eki 21
KOMUTAN OLMAK KOLAY DEĞİLDİR
Cumhuriyetin ilk günlerinde Romalılar halkla devlet arasında varolan
anlaşmanın ne olduğunu hemen anladılar. Tabiatı gereği devlet, ne kadar
düzenli olursa olsun, her zaman vatandaşlarının özgürlüklerini kısıtlamayaçalışır. Elbette buna da devletin hep en iyisini bildiği gerekçe gösterilir.
Toplumun güvenliğini sağlamak için bir devletin eline bazı güçlerin verilmesi,
herkesin iyiliği için bazı özgürlüklerden fedakarlık edilmesi gerekmektedir.
Romalılar, elinde böyle güçler bulunduran, özellikle savaş zamanında
başkumandanlık yapan yöneticilerine baktıklarında kendisini kolaylıkla diktatör
olarak ilan edebileceğini görerek korkuya kapıldılar. Bu yüzden Roma’ya özgü bir Continue reading »
Etiketler: Gerçek Hikayeler,
Tarihi Olaylar,
Çift Konsül Sistemi ve Hannibal,
İlginç Hikayeler,
İlginç Olaylar,
KOMUTAN OLMAK KOLAY DEĞİLDİR,
Tarihi
Son Yorumlar