Eyl 07
Kars’ta bir yerel TV, halkla röportajlar yapıyor. Muhabir, yaşlı amcaya soruyor:
- Şehirden, hizmetlerden memnun musun?
- Allah dövlete, millete, kaymakam bege, bölediye başganımıza zeval vermesin.
- Başka derdin yok mudur?
- Vardır…
- Nedir?
- Doksan sene once buraya Ruslar geldi… Ha bu belediye binalarını, okulları, çeşmeleri, istasyonu, yolları, kaldırımları yaptılar, sonra gettiler… Yaptılar da doksan senedir bi kere Kars’a gidek, yollar bozuldu mu, kanallar tıkandı mı bakak da tamir edek demediler.. Ha ben bu Rusların avradını…
Etiketler: Siyasi Fıkralar
Eyl 07
Ortaokul öğrencisi afacan, babasının omzuna dokunur ve sorar:
- Baba, okulda ders verdiler, “Politika nedir”, anlatmamız lazım. Nedir
politika?
Baba oğlunun yaşına uygun bir formül düşünür ve:
- Bak yavrum, şimdi şu kelimeleri iyice aklında tut… Ben ücretli
çalışıyorum, buna KAPiTALİZM diyoruz. Parayı nasıl harcayacağımıza annen karar veriyor, ona HÜKÜMET de. Hepimiz aslında senin için çabalıyoruz, sen HALK’sın. Bebek kardeşine bakan dadın, İŞÇİ SINIFI. Kardeşini de GELECEK diye düşün. Şimdi bunları böyle ezberle, yarin kahvaltıda sana politikayı anlatırım.
Oğlan bunları ezberler, akşam olur, herkes yatar. Gece bizimki, kardeşi
küçük bebeğin ağlamasıyla uyanır. Gider bebeğin odasına, bebek altını
kirletmiş ağlamaktadır. Annesinin odasına girer, annesi derin bir uyku
çekmektedir, uyanmaz. Dadının odasına gider, bir bakar ki, babası dadısıyla
aynı yatakta, “Bebek ağlıyor” demesine hiç aldırış eden bir halleri yok.
Bizimkisi gerisin geriye döner, yatar…
Ertesi sabah kahvaltıda babasına,
“Baba ben politika neymiş anladım” der. Babası “Neymiş söyle bakalım” diye sorunca anlatır:
“KAPİTALİZM, İŞÇİ SINIFINI beceriyor. Bu arada HÜKÜMET horul horul uyurken, GELECEK altına sıçıyor HALKTA seyrediyor…
Etiketler: Siyasi Fıkralar
Eyl 07
Eski Milletvekillerinden, dinine imanina yani müslümanliga cok bagli olan birisi olan Mehmet Akif Ersoy’un kendisine meclis’de onu sevmeyen bir millet vekili tarafindan su soru sorulur:
- Mehmet bey ya siz veteriner degilmiydiniz?
Bunun üzerine Mehmet Akif Bey cevabi yapistirir:
- Evet, bir yeriniz mi agiriyordu?
Etiketler: Siyasi Fıkralar
Eyl 07
20. yüzyılın başında bir evde küçük bir çocuk babasına sormuş:
- “Baba!, kedilerin kuyruklarını kesip kemer yapmak günah mıdır?”
Baba ilgisizce;
- “Günahtır evladım” demiş.
- “Peki baba zencilerin derilerinden paspas yapmak günah mıdır?”
- “O da günahtır evladım”
- “Peki baba Japonların beyinlerinden çorba yapmak günah mıdır?”
- “Ooofff! o da günahtır evladım”
- ” Peki baba Yahudilerin yağlarından sabun yapmak günah mıdır?”
Baba en sonunda dayanamaz:
- “Değildir ulan. oooff bee Adolf , nerden aklına gelir böyle sorular sormak?!…”
Etiketler: Siyasi Fıkralar
Eyl 07
Tayyip’le Bush ilk buluşmalarında birbirlerine hava atarlar…
Bush, Tayyip’e “Bizde öyle bir teknoloji var ki, ölüyü diriltiriz” der.
Tayyip altta kalmaz ve karşılık olarak “Bizde öyle bir teknoloji var ki,
partimizin bütün üyelerine 100 metreyi 3 saniyede koşmayı öğretiyoruz” der.
Türkiye’ye döndüğünde Tayyip’i bir düşünce alır. Danışmanlarını çağırtır ve
attığı palavrayı anlatır. “Haftaya Bush geliyor. Yalanımız ortaya çıkacak, acaba ne yapsak?” diye sorar.
Danışmanlarından biri hemen yanıtlar: “Onlara ölüyü nasıl dirilttiğini sordunuz mu?” “Hayır sormadık” “O halde hiç korkmayın başkanım, alın Bush’u Anıtkabir’e götürün. Atatürk’ü diriltmesini isteyin.
Diriltmezse o rezil olur. Yok eğer diriltirse,siz zaten 100 metreyi 3 saniyede koşarsınız!!!”
Etiketler: Siyasi Fıkralar
Eyl 07
Bakan olan görgüsüz birisi şöförüne sorar.
“Şöför söyle bakalım eşekle şöför arasında ne fark vardır? ”
Şoför bir süre düşündükten sonra mahcup bir sekilde; “Bilemedim
bakanım” diyor
Bakan cevap olarak: “Eşeğe çüs diyince, şoföre ise dur diyince durur”
demiş. Bunun üzerine şöför çok sinirlenmiş ama karşıdaki bakan
olduğu için birşey söyleyememiş. Belirli bir süre sonra bu defa şöför
bakana: “Bir soru sorabilir miyim bakanım?” der. Bakan da:
“Sor bakalım” der. Şoför sorar: “Eşekle bakan arasında ne fark vardır?”
Bakan bir süresonra: “Bulamadım şöför söyle bakalım” diyor.
Bunun üzerine şöför de: “Vallahi bakanım ben de bulamadim… “
Etiketler: Siyasi Fıkralar
Eyl 07
Van”da bir kamyoncu akaryakıt istasyonuna yanaşır.
Bir de ne görsün bir partinin yolunu şaşırmış bir seçim tankeri(!). Üzerinde “Mazot 1 YTL. Olacak” yazıyor. Kamyoncular doğuda zaten kaçak ve ucuz mazot kullandıklarından kamyoncu dehşete kapılır:
—Ula şerefsiz adama bak be! Daha başa geçmeden mazota zam yaptı…
Etiketler: Siyasi Fıkralar
Eyl 07
Bir otobüs dolusu politikacı seçim kampanyası için gittikleri Anadolu”dan dönüyorlarmış. Gece yarısı otobüsleri büyük bir köyün yanından geçerken derin bir şarampole yuvarlanır. Bütün gün slogan dinlemekten beyni ambale olan şoför uyumuştur.
Bir kaç köylü koşarak gelir ve gece kurda kuşa yem olmasınlar diye cesetleri gömmeye başlar sabaha karşı işleri bitmiştir. Sabah, Jandarma soruşturma için köye gelir.
Köylülere sorar:
—Otobüsteki bütün politikacıları gömdünüz demek. Hepsi de ölüydü, eminsin değil mi?
—Köylülerden biri cevap vermiş:
— Bazıları yaşadıklarını iddia ettiler ama politikacıları bilirsiniz. Nasıl yalan söylerler!
Etiketler: Siyasi Fıkralar
Eyl 07
Dönemin Amerika İngiltere ve Türkiye Başbakanları bir araya gelmiş ve toplantı sonunda basının sorularını yanıtlıyorlarmış.
Gazeteci sormuş:
- Ülkenizde 4 kişilik bir aile ne kadar gelirle rahat bir hayat
sürebilir siz onlara ne kadar ödüyorsunuz?
Amerika Başbakanı:
- Amerika’da 4 kişilik bir aile 5000 dolar ile rahat bir yaŞam sürebilir, biz onlara 6500 dolar ödüyoruz geri kalan 1500 doları naparlar bilmiyorum.
İngiltere Başbakanı:
- İngiltere’de ayni aile 4000 pound ile rahat yasar, biz 5000
veriyoruz 1000 pound nereye gidiyor bilmiyoruz
Türkiye Başbakanı:
- Türkiye’de ayni ailenin açlık siniri 800 000 000 TL dir. Biz onlara
300 000 000 TL veriyoruz geriye kalan 500 000 000 TL yi nereden buluyorlar bizde anlamış değiliz.
Etiketler: Siyasi Fıkralar
Eyl 07
Başkan Bush’un yeni talimatı:
- Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak.
Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.
Başkan Bush küplere binmiş ve yetkilileri çağırıp sormuş;
- Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi?
- Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş;
- Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun arka yüzüne değil de ön yüzüne tükürmesi efendim…”
Etiketler: Siyasi Fıkralar
Son Yorumlar