Oca 20
Uçağın havalanmasını beklerken adamın yanında oturan diğer yolcu, adama dönmüş ve
- Biliyor musunuz, bir yerde okumuştum eğer yolculuk esnasında yanınızdaki ile sohbet ederseniz, seyahat süresi daha kısa geliyormuş insana. Kucağındaki kitabı okumak üzere yeni açmış adam, kitabı yavaşça Kapatmış ve adama;
-Hangi konuda sohbet etmek istersiniz?
- Bilmem ki, nükleer enerji konusunda konuşmak ister misiniz?
- Olabilir,bu ilginç bir konu olabilir ancak nükleer enerji konusuna girmeden önce size başka bir soru sorayım. Bir at, bir inek ve bir keçi, üçü de ot yiyerek beslenmelerine rağmen, keçi misket şeklinde, inek sıvı şeklinde, at ise kurutulmuş ot şeklinde dışkılar. Sizce neden? Sohbet etmek isteyen adam, hayretle bakmış;
- Hiçbir şey aklıma gelmiyor, bilmiyorum. Kitabını okumak steyen adam;
- Hiç bir bok hakkında bilgin yoksa ne demeye nükleer enerji konusunda sohbet etmek istedin.
Etiketler: Siyasi Fıkralar
Eyl 18
Bir gün padişahın aklına köylü möylü fakir makir gibi konuşmaların neden yapıldığı gelir ve ferman verir “neden böyle konuşuluyor cevabı verene ağırlığı kadar altın verecem”. Nice alimler ülemalar gelir fakat padişaha bir türlü aradığı cevabı veremez hiçbiride. Birgün yaşlı ve çok bilgin birisi padişahın huzuruna gelir ve başlar anlatmaya padişahım köylü diye ektiğini yiyen yarı aç yarı tok yaşıyanlara denir. Möylü ise yanında adamları olan adamları çalıştırıp kendisi yiyene denir” der ve padişah aldığı ceveptan memnun sana bir soru daha soracağım aynı şey padişah madişah diyenler içinde geçerlimi. Adam şu müthiş cevabı verir:
Olmaz olur mu padişahım rahmetli babanız padişahtı sizse madişahsınz…
Etiketler: Siyasi Fıkralar
Eyl 07
12 Eylül İhtilali yıllarında, bir adamın papağanı varmış. Adam ne sağcı ne solcu ne kominist ne de faşistmiş. Bir gün adam papağana, “bak papağan ben bugün solcuları eve çağıracağım onlar gelince yaşasın solcular yaşasın solcular diye bağıracaksın” demiş. Bizim papağan solcular gelince başlamış “YAŞASIN SAĞCILAR” diye bağırmaya. Bunu duyan solcular adamı bir güzel dövmüşler. Adam bakmış papağan sağcılar diye bağırınca ertesi gün sağcıları çağırmaya karar vermiş. Sağcılar gelmiş bizim papağan başlamış yaşasın solcular yaşasın solcular. Tabi bunu duyan sağcılar adamı bir güzel dövmüşler. Buna sinirlenen adam papağanın tüylerini koparıp kümese atmış. Tavukların hepsi kahkahalar atıyor. Sonra bizim papağan demiş, “Ne gülüyorsunuz fahişeler ben sizin gibi fuhuştan değil siyasetten girdim içeri”
Etiketler: Siyasi Fıkralar
Eyl 07
Rahmetli Osman Bölükbaşı ile İsmet Paşa bir uçak yolculuğunu beraber yaparlar. Yanlarında da torunu, İsmet Paşa torununa derki git Osman amcandan para iste. O da gelip Osman amca bana para verirmisin der. Ne yapacaksın oğlum parayı?
-Köylülere atacağım sevinsinler der .
Osman Bölükbaşı cevabı patlatır :
-Git dedeni at bütün Türkiye sevinsin.
Etiketler: Siyasi Fıkralar
Eyl 07
Bir bursalı ve bir siirtli ibne karşılaşmışlar aralarında konuşmaya başlamışlar.bursalı ibne siirtliye nasıl çalıştıklarını sormuş. Siirtli: “bizi ağa dağa pikniğe götürür pikniğimizi yaparız sonra ağa bizi .iker artık canı ne zaman isterse yapar” der ve bursalıya nasıl çalıştıklarını sorar bursalı: “bizi önce telefonla ararlar randevu alırlar sonra arabayla gelip bizi evden alırlar,araba limuzinden aşağı değildir. Sonra otele götürürler otelde lüks oteldir.Yemeğimizi yeriz sonra odamıza geçeriz iş biter banyoya gireriz banyoda jakuzi mutlaka vardır sonra bizi eve kadar tekrar bırakırlar der. siirtli bursalıya:”valla agam size tanınan bu sosyal haklar bize tanınsa bütün siirt i.ne olur” der.
Etiketler: Erotik Fıkralar,
Siyasi Fıkralar
Eyl 07
Çok eskilerde Türkiye’de yaşayan vatandaşımız uzun seneler yurt dışında kaldıktan sonra bir arkadaşıyla konuşuyormuş…türk siyaseti ve siyasetçileri hakkında..
telefonda sormuş
- eskiden çok karizmatik bir adam vardı ismi Ecevit’ti ve bir de çok klasik bir politikacı olan birisi vardı..Demirel..şimdi ne oldu onlara neler yapıyorlar diye,
bizimkisi cevaplamış
- ikisi de duruyor..ikisi de başımızda hala…yalnız bitakım değişiklikler oldu..birinin karizması gitti “tik” i kaldı (sadece bi fıkra-ruhu şad olsun)…diğeri ise klasiği gitti “*ik” i kaldı…onunla da anamızı belledi..biz de ona “baba” diyoruz artık …
Etiketler: Siyasi Fıkralar
Eyl 07
Bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememişti. Ne yapsa makbule geçmiyor, basın her gün kendisiyle uğraşıyordu.
Nihayet :
-Öyle bir şey yapayım ki, gazeteciler mat olsun, diye düşündü ve ilan etti :
-Pazar günü saat 1o’da bakan denizin üzerinden yürüyerek geçecek.
Pazar sabahı saat 10’da tüm basın mensupları toplandılar orada. Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye başladı. Karsı kıyıya kadar da yürüdü geçti. Herkesin gözleri dehşetle açılmıştı.
Fakat ertesi günü tüm gazetelerde şu başlık okundu :
-Bakan yüzme bilmiyor!
Etiketler: Siyasi Fıkralar
Eyl 07
Mecliste Kayseri Milletvekilinin hafif yollu şekerlediği bir sırada Trabzon Milletvekili konuşmasını yapıyormuş. Kayserili vekil, uyanmış ki Trabzonlu vekil kürsüden Trabzon’a bir şeylerin yapılmasını istiyormuş. Bizimki ne istediğini anlayamadığı için sıkıntıya girmiş. Trabzon’a bir şey yapılacaksa Kayseri’ye de yapılmalı diye düşünmüş. Söz alıp:
- Sayın vekilin Trabzon’a yapılacaklar hususundaki açıklamalarını takdirle karşılıyoruz, lakin bu konuda Kayseri’nin de ihmal edilmemesini istiyoruz. Mecliste bir gülüşmedir başlamış. Vekil şaşırmış, ne oluyor gibisinden bakınırken Meclis Başkanının sesi duyulmuş:
- Sayın vekil, Kayseri’ye denizi getirdiğiniz gün söz veriyoruz, Kayseri’ye de bir liman yapılacaktır.
Etiketler: Siyasi Fıkralar
Eyl 07
Amerika’da yaşayan bir çocuğun 100 dolara ihtiyacı olur. Bu 100 dolara sahip olabilmek için günlerce, gecelerce dua eder. Sonunda ulaşamayınca Tanrı’ya mektup yazmaya karar verir. Amerikan Posta İdaresi, üstünde yazılı adres olarak sadece “Tanrı, ABD” olan mektubu Bay Başkan’a vermeye karar verir. Başkan mektubu alınca çok hoşlanır, çok duygulanır fakat 100 dolar yerine 5 dolar koyar. 5 doların küçük bir çocuk için yeterli olacağını düşünür. Çocuk gerçekten de 5 dolara sahip olmakla tatmin olur ve Tanrı’ya teşekkür mektubu yazmaya koyulur:
“Sevgili Tanrım, parayı yolladığın için teşekkürler. Ama mektubu Beyaz Saray üzerinden yollamışsın ve tabii her zamanki gibi oradaki i.ne de 95 dolarını kesip silah almış olmalı. Bana 5 dolar ulaştı. Yine de teşekkürler.”
Etiketler: Siyasi Fıkralar
Eyl 07
Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Belediye Başkanlığı zamanında fırınları geziyormuş. Kendisine, ağzı oldukça bozuk bir fırıncı pasta ikram etmiş. Fahrettin Bey, şöyle bir tadına bakmış ve sormuş:
“Hımmm!… Çok güzelmiş, ne kattın buna?”
Fırıncı gülümseyerek yanıtlamış:
“Sana koydum efendim!”
Fahrettin Bey, bu söz üzerine pastadan bir lokma daha almış ve devam etmiş:
“Ben de bütün fırıncılara söyleyeyim de, hepsi Sana koysunlar!…”
Etiketler: Siyasi Fıkralar
Son Yorumlar