Eki 31

• Jake Fen isimli Macar adam, esini korkutmak için kendini asmis pozu
verdi… Eve gelen es kocasini o halde gorünce bayildi..Kapiyi açik gören
komsu kadin içeri girince iki cesetle karsilastigini sanip evi
soydu.Topladiklari ile çikarken Jake kadina bir tekme atti. Cesedin
canlandigini sanan kadin korkudan öldü..Jake beraat etti..

• New York’ta 5′inci caddede bir adama araç hafifçe çarpti. Adama birsey
olmamisti.. Soförle konustu ve kalkacakken olayi gören biri yanina
gelerek,kalkmazsa sigortadan para alabilecegini soyleyince yeniden aracin
önüne yatti. Araç sürücüsü ise adamin gittigini düsünerek gaza basti ve adam
öldü…

• Bayan Carson Amerika’nin New York kentinde yasiyordu.. Birgün eglenmek
için cenaze isleri yapan bir sirketle anlasti. Sirket eve telefon etti ve
bayan Carson’un kalp krizi geçirip öldügünü söyledi . Aile hemen kostu. Bu Continue reading »


Etiketler: , ,
Eki 31

Sevgili eşime,
7 senelik evliliğimizde sana iyi bir eş olmaya çalıştım ve zannedersem de
oldum, ama hiçbir zaman senden bunun karşılığını görmedim.
Hele şu son iki hafta benim için bir cehennemden farksızdı. Bugün Patronun
beni arayıp senin bugün işten ayrıldığını söylediğinde bu artık bardağı
taşıran son damla olmuştu.geçen hafta eve geldiğinde, ne saçlarımdaki
değişikliğin ne de senin en sevdiğin yemeği pişirdiğimin farkına bile
varmadın, hatta senin için kendime yeni aldığım geceliği bile giydiğimi
farketmedin.Ama sen ne yaptın? eve geldin, iki dakika içinde yemeği mideye
indirdin,televizyonda maç seyrettin ve gidip yattın.Artık ne bana beni
sevdiğini söylüyorsun ne de bana dokunuyorsun, hiç ama hiçbir şey
yapmıyorsun. Sen ya beni aldatıyorsun ya da beni artık eskisi gibi
sevmiyorsun.
işte bu yüzden artık seni TERKEDİYORUM.

NOT:
Lütfen beni aramaya kalkma, ERKEK KARDEŞİNLE beraberim ve sana hayatında
mutluluklar dilerim.!!!!
___________________________________

Sevgili eski Karıma,
inan yazdığın bu mektuptan başka, hiç ama hiçbir şey beni bu kadar
sevindirmezdi.
Evet doğru, 7 Yıldır evliydik, ama iyi bir eş olmak dışında, bana her şeyi
yaptın.

Tamam çok fazla Spor programları seyrediyordum, çünkü senin dırdırlarını
ancak bu şekilde biraz olsun duymamazlıktan geliyordum, ama bu bile fayda
etmiyordu.

Tabiki geçen hafta saçlarını neredeyse tamamen kestirip tam bir erkeğe
benzediğinin farkına varmıştım! tam aynı Erkeğe benzemişsin diyecektim
ki,aklıma annemin bir sözü geldi;
EĞER AĞZINI GÜZEL BİR SÖZ SÖYLEMEK İÇİN AÇMIYACAKSAN, HİÇ AÇMA
senin en sevdiğin yemeği yaptım derken galiba sen beni Kardeşimle
karıştırmıştın, çünkü o yaptığın yemek benim hiç sevmediğim bir yemekti!!
Ben yatmaya giderken üzerinde yeni ve çok seksi bir gecelik vardı tamam,ama
üzerinde hala Etiketi duruyordu, ve inşallah bu bir tesadüftür ama,geceliğin
fiyatı 49.99 du ve o gün kardeşim benden tam 50£ borç almıstı????

Ama biliyormusun bütün bunlara rağmen ben seni hep sevmiştim, ve herşeyin
birgün güzel olucağını, değişiceğini ve mutlu olucağımızı umuyordum.
İşten ayrılmamın sebebine gelince, o gün Lotto da tam 10 Milyon Euro
kazandığımı öğrenmiştim, hemen Patrona çıkıp istifamı verdim ve ikimiz için
Jamayka ya iki bilet aldım, ama eve geldiğimde sen bir mektup bırakıp
gitmiştin.
Belki de bu olayların böyle gelişmesinin bir sebebi vardı ve böyle olması
gerekiyordu.
Dilerim seçtiğin ve her zaman hayalını kurduğun bu hayatta mutlu
olursun.Avukatımın dediğine göre bıraktığın bu mektuptan sonra, benden hiç
bir
Nafaka talep etmeye hakkın yokmuş!!! nerdeysen orda kal!!!

NOT: Bu seni ne kadar ilgilendirir bilmiyorum ama, adı Carl olan kardeşim
bir zamanlar Carla idi…

İmza:
o şimdi çok zengin ve KUŞLAR KADAR HÜR!!!!


Etiketler: , ,
Eki 03

Eve gitmek üzere Bakırköy dolmuşu bekliyordum. Sigaramın kalmadığı aklıma gelince önünde durduğum Tekel bayiine girecekken minibüs geldi.Apar topar bindim. Şoföre parayı uzatıp,-’Bir Monte Carlo’ dedim!Adam birkaç saniye yüzüme bakıp,- ‘Abi bu Bakırköy’e gider’diye cevap verdi!İşte o an benim ve şoförün bittiği andır. Mükemmel bir yerde inebilir miyim? (yolcunun kafası karşık sanırım,kendisi de dolmuştakilerle güler söylediine) Şöför kadını indirirken:- Buyrun size layık değil ama! Yolcu musait bi yerde inmek ister ama dili surcer;- Musait bi yerde iner misiniz? Şöför :- Niye sen mi kullancan Rumeli-Hisarüstü otobüsüyle taksim’e dogru gidiyoruz. Adamın biriBesiktas dolaylarında gayet aceleci bir tavirla- Kaptan orta kapıyı rica edebilir miyim?? Bizim soför olaya hakim:-Tabi abi ayıp ettin.al götür. senden kıymetli mi Ankara’da, cok sıcak bir gunde, dolmuştaki bir kokona yelpazesiyle-”Şöfeer bey klimayı acar mısınız cok sıcak olduu” demisti.Pala bıyıklı şöfer amca teyzeyi bi sure suzdukten sonra, kapıyı acıp acıp kapatmaya basladı) Istanbul’dayiz …Dolmuşa bindik, dolmuş doldu, tam kalkicak, elemanın bir açtı kapıyı, içerde tıkış tıkış oturmuşuz, önde 3 kişi arkada 4 … Eleman hala bir umut sordu:- “Kaptan, yer var mi?”.Şöför de arkasını dönüp cevap verdi:- “Bilmiyorum, üst kata bi bak bakalım” Pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek üzereydi.Tam o anda kavga ettikleri her hallerinden belli olan iki arkadaş minibüse bindi birbirlerinin yüzüne bile bakmıyorlardı çocuklardan biri şoföre parayı uzattı- Abi bir öğrenci bir de hayvan alır mısın?


Etiketler:
Eyl 20

SORU:
Merhaba Sayın Haydar Dümen. Ben 24 yaşında bir gencim. Kız arkadaşımla cinsel ilişkiye girdim. Korunmak için taktığım prezervatif kız arkadaşımın vajinasında kaldı. Bunun için gerçekten çok endişeleniyorum. Sizce ne yapmamız gerekir? Aradan 2 gün geçti. Ne olur bize yardım edin. Vereceğiniz cevap için şimdiden çok teşekkür ederim, iyi çalışmalar.
CEVAP:
Sevgili okurum, prezervatif yerinden memnun olmalı ki, bîr türlü oradan çıkmak istemiyor. Büyük ozan Yahya Kemal’in ‘Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden / Birçok seneler geçti dönen yok ki seferinden’ dizelerindekî gibi prezervatif orada mutlu olsa gerek. Ee doğrudur da. Yumuşak, sıcak bir yer. Dışarı çıksa nereye gideceğini çok iyi biliyor. Bu nedenle kaçıyor kaçabildiği yere kadar ve saklanıyor. Her neyse içeriden onu kız arkadaşın parmağını sokarak alsın. Eğer o yapamıyorsa, sen parmağınla al. Ve bundan sonra kullandığın prezervatiflerin boyut bakımından kendi Ölçüne uygun olanları kullan. Çok bol bir ceket giydiğimizde, bir yere takıldığı zaman, nasıl takıldığı yerde kalıverirse prezervatif de öyle olmuş galiba. :D


Etiketler:
Eyl 15

Ayakları çok fena kokardı. Bir gün bir arkadaşına, birlikte tiyatroya gitmelerini teklif etti.

– Hay hay, dedi arkadaşı. Ama eve git, ayaklarını yıka ve temiz bir çorap giy. Söz mü?

– Söz…

Tiyatroya gittiler. Yerlerine oturdular. Aradan beş on dakika geçmeden etrafındakiler mendillerini burunlarına götürmeye başladı.

– Hani söz vermiştin, dedi arkadaşı.

– Vallahi değiştirdim, dedi ve ekledi:

İnanmazsan diye kirlileri de cebime koydum. İşte burada!…


Etiketler:
Eyl 15

Hoca, bir gün kırlardan topladığı çalı çırpıyı eşeğine yükleyip evine götürürken:

– “Acaba, yaş çırpı da kurusu gibi yanar mı?” diye düşünür ve şeytana uyarak çalı çırpıyı yakar.

Aralarında kuruları da bulunan çalı çırpı hemen alev alır. Eşekte bir korku, bir telaş, huzursuzluktur başlar. Anıra anıra, çifte ata ata dört nala koşmaya başlar.

Hoca da arkasından olanca gücüyle bağırır:

– “Aklın varsa göle koş!”


Etiketler:
Eyl 15

Adam maça gitmiş. Aldığı bilet tribünün en uzak köşesinde. Yerine oturmuş birinci devreyi güç bela seyretmiş.

O arada ön tarafta tam ortada bir koltuğun boş olduğunu fark etmiş. Devre arasında sıralar arasından geçip o boş yere ulaşmış. Yan koltuktaki adama sormuş:

– “Burası boş mu?”

– “Boş, demiş adam…”

– “Nasıl oluyor bu tıklım tıklım dolu stadda boş yer kalmış…”

– “Orası benim eşimin, demiş adam, aylar önce bu maç için almıştık. Ama eşim vefat etti…”

– “Çok üzüldüm, demiş bizimki, ama dost ve akrabalarınızdan birine neden vermediniz bileti?”

– “Onların hepsi şu anda cenazede, demiş adam…


Etiketler:
Eyl 15

Her geçen gün araba sanayiinde Japonlara yenik düşen Amerikalılar bir gün araba teknolojilerini incelemek üzere Japonya’ya giderler. Fabrikayı gezerken bir köşede kutular içinde kediler görürler. Merak edip bu kedilerin ne işe yaradığını sorarlar. Japonlar cevap verir:

– “Biz bu kedileri izolasyon testinde kullanıyoruz. Akşam giderken her bir arabaya bir kedi koyuyoruz. Sabah geldiğimizde ise arabada kedi ölüyse problem yok, eğer kedi yaşıyorsa arabanın problemli olduğunu anlıyoruz. Demek ki arabaya hava giriyor” diyorlar.

Amerikalılar çok şaşırıyor. Geziyi tamamlayıp ülkelerine dönerken, “Bir de Türkiye ‘ye uğrayalım” diyorlar. Türkiye’de bir araba fabrikasını geziyorlar. Yine bir köşede kutular içinde kedileri görüyorlar. Şaşırıyorlar. Dayanamayıp bu kedilerin ne işe yaradığını soruyorlar.

Yetkili cevap veriyor:

– “Biz bu kedileri izolasyon testinde kullanıyoruz. Akşam giderken her bir arabaya bir kedi koyuyoruz. Sabah geldiğimizde eğer kedi arabada ise problem yok, ama kedi arabadan kaçmışsa, arabanın izolasyon problemli olduğunu anlıyoruz…”


Etiketler:
Eyl 15

Dünyanın en komik kazası: Bir duvarcı ustasının şantiyede yazdığı mektup:

Sayın şantiye şefim;

İş kazası tutanağına planlama hatası diye yazmıştım. Bunu yeterli görmeyerek ayrıntılı anlatmamı istemişsiniz. Şu anda hastanede yatmama neden olan olaylar aynen aşağıda anlattığım gibi olmuştur:

Bildiğiniz gibi ben bir duvar ustasıyım. İnşaatın altıncı katındaki işimi bitirdiğim zaman biraz tuğla artmıştı. Yaklaşık 250 kg kadar olduğunu tahmin ettiğim bu tuğlaları aşağıya indirmek gerekiyordu.

Aşağıya indim, bir varil buldum, ona sağlam bir ip bağladım ve ardından altıncı kata çıktım. İpi bir çıkrıktan geçirip ucunu aşağıya saldım. Tekrar aşağıya indim ve ipi çekerek varili altıncı kata çıkardım. İpin ucunu sağlam bir yere bağlayıp tekrar yukarı çıktım. Bütün tuğlaları varile doldurdum. Aşağı indim, bağladığım ipin ucunu çözdüm. İpi çözmemle birlikte birden kendimi havalarda buldum. Nasıl bulmayayım? Ben yaklaşık 70 kiloyum. 250 kilogram varil süratle aşağıya düşerken beni yukarı çekti.

Heyecan ve şaşkınlıktan ipi bırakmayı akıl edemedim. Ben yukarı çıkarken yolun yarısında, aşağı inmekte olan tuğla dolu varille çarpıştık. Sağ iki kaburgamın bu sırada kırıldığını sanıyorum. Tam yukarı çıkınca, iki parmağım iple beraber çıkrığa sıkıştı; Parmaklarım da bu sırada kırıldı. Bu esnada yere çarpan varilin dibi çıktı ve tuğlalar etrafa saçıldı.

Varil hafifleyince, bu sefer ben aşağı inmeye varil ise yukarı çıkmaya başladı ve yolun yarısında yine varille çarpıştık!.. Sol bacağımın kaval kemiği de bu sırada kırıldı.

Yere inince can havli ile ipi bırakmayı akıl ettim. Bu sefer de başımı yukarı kaldırdığımda boş varilin süratle üzerime geldiğini gördüm!…

Kafatasımın da böyle çatladığını sanıyorum. gözümü hastanede açtım…


Etiketler:
Eyl 15

İnterpol yeni bir istihbarat birimi kuracaktır. Tecrübeli elemanlar aramaktadır. Referanslarıyla beraber en az iki kişiden oluşacak ve ekip halinde çalışacak elemanlar tercih edilmektedir. CIA’dan, KGB’den ve malum ülkeden ikişer eleman gelir. İnterpol yetkilisi bir tavşanı alır ormana bırakır ve yarım saat bekledikten sonra CIA elemanlarından yakalamasını ister.

CIA elemanları süratle ormana dalarlar ve iz sürerler. 3 gün sonra gelirler. Ellerindeki örnekleri analiz etmek için laboratuvara ihtiyaç duyduklarını belirtirler.

İnterpol yetkilisi KGB elemanlarına “buyrun” der, sıra sizde der. KGB elemanları süratle ormana dalarlar. Biraz sonra ormandan dumanlar yükselmeye başlar. Koşarak ormandan çıkarlar. Kendilerini zor kurtarmışlardır. “Hain, rejim düşmanını yok ettik” derler. Yanmış bir parça bularak ispat etmeye çalışırlar.

Sıra üçüncü grup ajana gelmiştir. Yetkili, başka bir tavşanı diğer bir ormana bırakır ve yarım saat bekledikten sonra ajanlardan yakalamasını ister.

Ajanlar süratle ormana dalarlar. Yarım saat sonra telsizle bildirirler: “yakaladık geliyoruz”. Biraz sonra gözükürler. Hırpalanmış ve bitkin bir haldeki bir ayıyı kollarından tutmuşlar sürükleyerek getirmektedirler. Ayı bir taraftan da bağırmaktadır:

“Her şeyi itiraf edeceğim, ben aradığınız tavşanım, ben o hain tavşanım…. yeter ki….”


Etiketler: