Eki 27

Dursun canı sıkkın bir şekilde tarladan gelen Temel’i görür ve hemen sorar:
- Hayrola Temel ne oldu daa. Neye böyle öfkelu öfkelu gideysun.
Temel
- Hiç sorma Dursun derdum büyüktür.
Dursun
- Hayrola uşağum neymiş derdin?.
Temel
- Tarlada iken canım acayip fadimeyi çekiyur, ama eve gelince tık yok.
Dursun
- Uşağım o zaman Fadime sana gelsin.
Temel
- Nasıl olacak bu?
Dursun
- Al tüfeği yanına canın çekince patlat Fadime anlar koşar gelir.
Temel
- Hay aklınla bin yaşa emi.
Tabi Temel bunu hemen uygulamaya koyar. Canı çekince hemen tüfeği patlatıveriyor Fadime yanında. Aradan bir kaç hafta geçiyor Dursun yine Temel’i tarladan gelirken görüyor.
Dursun
- Hayrola Temel nasıl gidiyor verdiğim taktik?
Temel
- Valla Dursun ilk başta çok iyidi, ama av sezonu açıldı açılalı Fadimenin yüzünü göremez oldum.


Etiketler: , , ,
Eki 08

Adam balık tutuyor. Bir elinde oltası öbür eli ise bir taşı tutmuş vaziyette havada… Kadın yanına yaklaşıyor ve soruyor:
- “Oltayı anladım da, bu taşı neden böyle tutuyorsunuz?” Adam:
- “Bir şartla söylerim!” Şartı duyan kadın kızıp gidiyor ama merakını yenemiyor, tekrar dönüp geliyor. “Peki diyor şartını yerine getirelim; ondan sonra söyle bu taşı neden böyle havada tuttuğunu..” Şart yerine geldikten sonra adam taşı neden öyle havada tuttuğunu açıklıyor..
- “Bu oltaya sabahtan beri hiç balık vurmadı. Ama sen bu taşa düşen üçüncü kadınsın.”


Etiketler:
Eki 07

Kız stiriptiz barda çalışmaya başlar ve bu ilk işi olduğundan çok heyecanlıdır.
Sahneye çıktığı anda seyirciler alkışlamaya başlar… Kız müzik eşliğinde
üzerindekileri yavaş yavaş çikartmaya başlar. Seyirciler çılgınca alkışlamaktadır.
Önce gömlek gider. Seyirci hala çılgınca alkışlamaktadır. Eteğini çıkarttığında
alkış sesleri biraz azalır. Sütyen çıktığında alkış sesi biraz daha azalır. En son
don çıktığında ise salonda neredeyse tek bir alkış sesi duyulmamaktadır.
Kız birden tereddüte düşer, sahneye yakın bir adama yaklaşır ve sorar :
- Beni beğenmediniz mi? Neden alkışlamıyorsunuz?
- Ne beğenmemesi ? Bayıldık ama tek elle nasıl alkışlayalım?


Etiketler:
Eyl 19

Adam evine dönünce karısını hüngür hüngür ağlarken bulmuş.. Telaşla Sormuş..

-”Eczacı..!” demiş karısı içini çekerek.. “Telefonda bana küfür etti!

Adam öfkeyle Eczaneye koşmuş..

-”Sen ne dedin benim karıma” diye saldırmış eczacıya..

-”Durun!” demiş eczacı, “Bir de beni dinleyin!..

Bu sabah saatin alarmı çalmayınca hayli geç kalkabildim.. Kahvaltı etmeden kapıdan fırladım ki evin ve arabanın anahtarlarını içeride unutmuşum. Pencerenin camını kırarak anahtarları aldım..

Geciktim diye biraz hız yapınca yolda ceza yedim.. Yarı yolda lastiğim patladı.. Eczaneye geldim ki kapıda bir sürü insan bekleşiyor.. Kapıyı acarken telefon yerinden fırlarcasına çalıyordu.. Birinin parasının üzerini vermek için hamle yaptığımda paralar yere saçıldı.. Ellerimin ve dizlerimin üzerinde paraları toplarken telefon hala çalıyordu..

Ayağa kalkarken kasanın açık çekmecesine başımı vurunca yere yuvarlandım. Telefon hala çalıyordu.. Hamle yaparken ortadaki rafa çarptım. En pahalı parfümler yerlere düşüp kırıldı.. Telefon hala deli gibi çalıyordu.. Sonunda açtım.. Karınız arıyormuş..

-”Rektal termometreyi nasıl kullanacağım?” diye sordu..

Beyefendi size yemin ederim kendisine sadece doğruyu söyledim!”


Etiketler:
Eyl 19

Bir gün profesörlerin aklına rahatsız edici bir soru takılmış.Eşleriyle olan cinsel hayatları acaba bir zevk mi yoksa angarya mı?

Düşünmüşler aralarında tartışmışlar ve bir sonuca varamamışlar .İçlerinden biri doçentlere danışalım bakalım onlar ne düşünüyor bu konuda demiş Gitmişler sormuşlar. Doçentler düşünmüş ve “siz bilirsiniz hocam” demişler proflara. Proflar için bu soru karın ağrısı olmuş.

Gidip yardımcı doçentlere başvurmuşlar, onlar da bir süre düşünüp “siz daha iyi bilirsiniz” hocam demişler. Proflar bir cevap bulamamanın sıkıntısı içinde bir de asistanlara soralım demişler.

Neyse sıkıla sıkıla sormuşlar. Sizce bizim eşlerimizle olan cinsel hayatımız bir zevk midir yoksa angarya mı?

Asistanlar hep bir ağızdan ‘ZEVK’ diye bağırmışlar. Proflar şaşırmış bu çabuk ve net cevaba. Merak etmişler,’Neden?’ diye sormuşlar asistanlara. Neden bu kadar emin ve çabuk cevap verebildiniz?

Asistanlar cevap vermiş: ‘Angarya olsaydı bize yaptırırdınız’


Etiketler:
Eyl 07

Bir bursalı ve bir siirtli ibne karşılaşmışlar aralarında konuşmaya başlamışlar.bursalı ibne siirtliye nasıl çalıştıklarını sormuş. Siirtli: “bizi ağa dağa pikniğe götürür pikniğimizi yaparız sonra ağa bizi .iker artık canı ne zaman isterse yapar” der ve bursalıya nasıl çalıştıklarını sorar bursalı: “bizi önce telefonla ararlar randevu alırlar sonra arabayla gelip bizi evden alırlar,araba limuzinden aşağı değildir. Sonra otele götürürler otelde lüks oteldir.Yemeğimizi yeriz sonra odamıza geçeriz iş biter banyoya gireriz banyoda jakuzi mutlaka vardır sonra bizi eve kadar tekrar bırakırlar der. siirtli bursalıya:”valla agam size tanınan bu sosyal haklar bize tanınsa bütün siirt i.ne olur” der.


Etiketler: ,
Eyl 07

Temel disi bir kedi alir. Ama kedisini çok sevdiginden baska kedilerle çiftlesmesini istemez, sürekli yaninda tasir.. Tarlada, kahvede,berberde, kisacasi heryerde. Birgün arkadasi ona akil verir : “Ula usagum, bu is böyle olmaz, kedi devamli yaninda tasinmaz. Yapacagin is kedini benzinle yika-maktir. Gör bak o zaman baska kedi yanina sokulabiliyor mu..”
Temel bunu dener. Evet sonuç harikadir, kedisine hiçbir kedi yanasmamaktadir. Fakat birgün eve geldiginde kedisini bulamaz, çildirir, her tarafa bakar, kedisi ortada yoktur.Kosa kosa kahveye gider,: “Ula usaklar, kedimi gören var midur?” Arka taraftan biri cevap verir :
“Asagi mahallede cördüm Temel’um, benzini bitmisti, arkadan itiyorlardi..” :)


Etiketler: ,
Eyl 07

Birkac yıllık evli çiftin bir bebekleri olur.. ancak günler haftalar geçtikçe bebeğin cok farklı ve insan üstü yetenekleri olduğu ortaya çıkar..
1 yaşına geldiğinde yetişkin gibi konuşur, 2 yaşında aklınıza gelen her dilde okuyup yazmaya başlar,3 yaşında ileri matematik profesörleriyle tartışmaya oturur, ve 4 yaşında gelecekle ilgili inanılmaz tahminlerde bulunmaya başlar…der ki:
“Tam 1 yıl sonra bugün ben öleceğim… ben öldükten 2 yıl sonra annem ölecek. Annem öldükten 1 yıl sonra babam ölecek…
” Ve kesinlikle.. bir yıl sonra bebek ölür… baba çok uyanık olduğu için karısını hemen milyarlar değerinde sigortalatır… ve 2 yıl sonra da anne ölür…. ve baba 1 yillik ömrünün kaldığının farkında, karısının sigortasından kazandığı milyarlarla evlere,arabalara, seyahatlere ve birbirinden guzel kadınlara yatırım yapar… ve
ölümüne 1 gün kala son parasıyla bir dansçı kız kiralar,önce superlux villanın havuzunda eğlence, sonra yatak odasında zevk dolu bir gece.. ve adam herşey bittiğinde gözlerini kapatır ve “Vay be yarın ölmüş olucam.. ama ne hayat geçirdim, herşeyi yaptım, dolu dolu yaşadım herşeyi.. helal olsun bana” diye keyifle uykuya dalar..
Ama o da ne…… sabah bir de gözlerini açar ki hala yaşıyor..!!!!!!
Yatakta şaşkınlık içinde bakınırken geceyi beraber geçirdiği dansçı kız çığlık çığlığa koşarak içeri girer…
“HEMEN AŞAĞI GELİN N’OLUR.. KAHYANIZ SALONDA BOYLU BOYUNCA UZANMIŞ YATIYOR…GALİBA ÖLMÜŞ!!!!” :)


Etiketler:
Ağu 21

Afrika yolculuğundan dönen bayan, arkadaşına anlatıyormuş:
- Sorma şekerim… Ormanda gezerken yamyamlar beni yakalamaz mı!
- Deme! Vallahi ölürüm! Sonra ne yaptılar?
- Reislerine götürdüler. Reis bana “Ya kazana girmeyi kabul edersin, ya benimle yatmayı.” dedi. Ne yapayım? Ben de çorba olmaktansa yatmayı tercih ettim.
- Kim bilir ne acı çekmişsindir.
- Çekmez olur muyum şekerim. Herifin yatağı öyle rahatsızdı ki..


Etiketler:
Ağu 21

Afrika’nın bir kabilesine bir misyoner yerleşmiş.

Gel zaman git zaman, işler iyi gidiyor; misyoner herkesle ahbap ama bir gün kabilenin kızlarından biri sarışın bir bebek doğurunca, ortalık karışmış biraz.

Reis misyonere, “gel bakalım” demiş şöyle biraz dolaşalım; çıkmışlar tepelere doğru.

Reis “söyle bakalım” demiş “bu iş nasıl oldu”

Misyoner, hık demiş gık demiş, nasıl izah edecek,
bir de bakmış ki, ovadaki bembeyaz koyunların içinde bir tane siyah kuzu var.

Hemen, Darwin’nin teorisini anlatıp paçayı sıyırmayı hesaplamış

“Bak Reis” demiş “onca beyaz koyunun arasında, bir tane siyah kuzu var”

Reis şöyle bir durmuş, düşünmüş, sakalını okşamış ve demiş ki ” Tamam, ben unutacak beyaz çocuk ama sen de unutacak, siyah kuzu”


Etiketler: